%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

TARİHE OLAN MERAKTA YAŞANAN ARTIŞ VE AVCILIK...

Yaşar Burak Uslu
info@yabantv.com

 Merhaba sevgili dostlar , farkında mısınız bilmem ama son aylarda kamuoyumuzda, medyada  ve televizyonlar da bir tarih merakı başladı. İnsanlar daha çok tarih konulu kitaplar okumaya , daha çok tarih konulu programlar izlemeye , yaşamlarında  daha çok tarihi yansıtan objeler tercih etmeye başladılar.

  Aslında bence bu çok önemli bir kırılma noktası sayılır , çünkü insanımız da aslını ,  geçmişini , tarihini merak ne kadar popüler olursa , toplumlar hem kendi geçmişlerini tanımak yolu ile aidiyet ve beraberinde kendine güven olgusu o kadar gelişir , ve  hem de kültürüne sahip çıkmaya daha çok özen gösterip onu gelecek kuşaklara taşıma bilinci güçlenir ve hiç şüphesiz bu yolla da millet olarak bizi biz yapan değerleri daha iyi tanımaya ve anlamaya başlarız.

  Tüm bunlar bize ne kazandırır ?

  Kültürel yönden donanımlı milletler kim olduklarını , dünya üzerindeki önemlerinin bilincinde oldukları ölçüde daha ayakları yere basar ve güçlü hissederler kendilerini , bu da kaçınılmaz olarak o ülkenin dünya düzeni içersindeki konumunu artırır ve güçlendirir.

  Biz Türkler dünya üzerinde en kadim üç milletten biri olarak Çinliler ve Araplarla birlikte oldukça zengin bir ortak tarihsel ve kültürel yapıya sahibiz. Türkler , Araplar ve Çinlilerin birbirleri hakkındaki yazılı kaynaklar her açıdan çok zengin bir boyuttadır. Ve hepsinde de şu önemli gerçeği görürüz ; Türkler avcılığı çok sever ve avcılıkta tüm milletlerden daha başarılıdırlar. Bunun kuru kuruya bir iddia olmadığını da beş aydır YABAN TV de yapmakta olduğum ;‘Avcının Tarihi’ programında her üç milletin kendi tarihsel kayıtlarının şahitliğinde sizlere sunmaktayım bildiğiniz gibi.

  Osmanlıya gelinceye kadar korunan bu Avcılık Kültürünün Anadolu da beylikler ve Selçuklu dönemi de hiç kuşkusuz çok kıymetlidir ve aslında Osmanlı da bir bakıma bu mirası güçlendirerek devam ettirmiştir.

   Ancak günümüz de okuyucu olarak kitap raflarında bulduğumuz eserlerde bu Avcılık konusu bana göre  o kadar geçiştirilerek bahsedilmekte ve hatta okuyucuya lüzumsuz bir işmiş gibi hissettirilmektedir ki  uzun zamandır Türk kamuoyu Avcılığı ve Avcıları yanlış bir şekilde tanımakta ve bu kültürü bilmemektedir. Sizlere bir buçuk yıl süren  ‘Tarihin Derinliklerinden’ yazı dizisiyle aktardığım IV.Mehmet nam-ı diğer Avcı Mehmet hakkında , ansiklopedilerde Avcılığa olan tutkusundan dolayı görevlerini yerine getirmeyen ve sorumluluklarından kaçan bir kişilik olarak bahsedilmesi çok acıdır.

  Avcılığı bilmeyen , ‘kadın- erkek’ tüm  Avcılarımızın yüreklerinde hissettirdiklerinden habersiz  ve bu engin kültürü tanımayan matbuatın yıllardır farkında olmadan tekrarlamakta olduğu  hata bizim bu noktaya gelmemizde önemli rol oynamıştır demek sanırım yanlış olmaz. Tabii ki biz Avcıların meraksızlığı , meraklı olanların paylaşımda eksikliği , kendini ifade etmek deki yetersizliği ve hepsinden önemlisi yasaklanır mıyız korkusu ile içine kapanma da bu yaşanılan tablonun önemli etkenlerinden biridir bana göre.

  Bugün dahi  bu korkularından kurtulamamış  camiamıza artık  Geleneksel Türk Avcılık Kültürüne sahip çıkmaya çağırıyorum , çünkü kurtuluşumuzun yolu bu kültürü tıpkı Avrupa da olduğu gibi topluma kabul ettirip yaşatabilmemizin yolu ; Avcılığın gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir kültürel değer  olduğunu artık bizim de kabul etmemiz ,ettirmemiz ve  utanacak bir şeyimizin olmadığını bilmemiz gerekmektedir.

   Ve üyelik yolunda ilerlediğimiz  Avrupa Birliği’nin  üyesi olan diğer devletlerin vatandaşları gibi gururla avcılık geleneklerimizi , kültürümüzü yaşayabilmemiz için  yasal mevzuat ile korunması yolunda Avcılık örgütlerimizin çalışmaya başlaması zamanı gelmiştir ve bence geçmektedir.

  Yirmi birinci  yüzyıl tüm dünya da kültürel zenginliğin değer kazanacağı , insanların bu zenginlikleri ile kaynaşacağı  bir dönem olarak bizleri beklemektedir , biz Türk Avcılarının bu fırsatı kaçırma lüksü yoktur.

Bakî selam ve muhabbetlerimle , rastgele…

Yaşar Burak Uslu

Gönder