%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

BU ÜLKEDE NEDEN AV KAZASI OLUR ? (Yeni)

Yaşar Burak Uslu
info@yabantv.com

Gün geçmiyor ki bir av kazası duymayalım ülkemizde son günlerde ; köpeğini vuranlar , köpeği tarafından vurulanlar, arkadaşını vuranlar , arkadaşı tarafından vurulanlar , kendini vuranlar…

Hepsinde de kaza oldu, şeytan doldurdu, dala takıldı, kendi patladı gibi bir dolu mazeret…

Peki gerçek sebep ne ?

Kabahat kimde ?

Bakın Avcılık tüm dünyada belli kurallar altında yapılabilen ve ehliyete tabi, yani ehil olduğunuzu ispat edebildikten sonra yapabileceğiniz bir faaliyettir . Artık günümüzde ne kıta Avrupa’sında, ne Amerika da ne de Afrika da avcılık eğitiminden geçmeyen eline silah alıp avcılık yapamaz.

Avcılık ciddi iştir, sorumluluk gerektirir hem doğaya hem başkalarına, elinizdeki ateşli silahtır ve bu sizi çok ama çok dikkatli olmak zorunda kılar.

Peki avcılığı bu kadar ciddiye alıyor muyuz  dersiniz ülkemizde ? Gelin isterseniz bunu biraz açalım ve bunun içinde dünyadan bir kaç örnekle başlayalım

Almanya da avcı olabilmek için gerekli yasal şartlara sahip bir vatandaş bedelini ödeyerek avcılık ile ilgili konular ve hatasız atış , silah kanunu ve tekniği derslerine girer ve yivli ve yivsiz ateşli silah uygulamalı eğitimi sonrası mecburi atış imtihanında yüksek bir isabet puanı sonrası avcı olmaya hak kazanır.

Avusturya da avcı olabilmek için yine gerekli yasal şartlara sahip bir vatandaş  bedelini ödeyerek teorik bilgilerin ardından uygulamalı atış eğitiminin ardından atış imtihanında başarısını ispat edip güvenli silah taşıma ehliyetine haiz olduğunu ispat eder ve avcı olmaya hak kazanır.

Fransa da avcı olabilmek için 16 yaşına gelmiş ve yasal şartlara sahip bir vatandaş yine nazari eğitiminin ve sınavının ardından uygulamalı güvenli silah taşıma ve başarılı bir atış sınavı sonrası avcı olmaya hak kazanır.

İngiltere de avcı olmak isteyen bir vatandaş yasal şartlara uygunsa havalı tüfek de dahil yivli ve yivsiz silah eğitiminin ardından atış imtihanı  ve güvenli silah kullanımına ehil olduğunu ispatlamasının ardından avcı olmaya hak kazanır.

Danimarka da avcı olmak isteyen bir vatandaş yasal şartlara uygunsa ‘Wildlife Management School , Kalo Section’ a yani okula 16 yaşında gider ve nazari bilgilerin ardından güvenli silah bilgisi ve atış eğitiminin ardından atış imtihanına girer ve başarılı olursa avcı olmaya hak kazanır.

Norveç de avcı olmak isteyen 14 yaşına gelmiş bir vatandaş eğitiminin ardından ateşli silah imtihanından geçer ancak 16 yaşına geldiği zaman  ebeveyni beraberinde büyük av yapma hakkına sahip olur , 18 yaşına geldiğinde ise yivli ile tek başına büyük av yapma hakkına sahip olur . Norveç atış imtihanında poligonda 100 mt de yivli destekli , desteksiz tüm pozisyonlarda yeterliliğini ispat etme zorunluluğu vardır bunu yapamayan avcı olamaz.

Burada tüm Avrupa Birliği ülkelerini tek tek sayabilirim ve hepsinde de bir ortak noktayı görürüz Avcılık Eğitimi ve bu eğimde olmazsa olmaz güvenli silah kullanımı dersi ve yüksek isabet oranlı bir atış imtihanı mecburiyeti.Nazari bilginin ardından poligonda hocalar nezaretinde atış eğitimi, güvenli silah eğitimi almayan ve bunun imtihanından geçer not alamayan ne Avrupa da ne de Amerika da eline silah alıp avcıyım diye ortalık da gezemez.

Diyebilirsiniz ki biz de Avcılık Eğitimi yok mu ?  Av kanunumuz içerisinde 25687 sayılı Avcılık Eğitimi yönetmeliği yok mu ?

Bizde de kurs mecburiyeti yok mu ?

Var efendim bunu bu ülkede benden iyi bilecek bir başkası da yok çünkü, aşağı yukarı başladığından beri bu kurslarda yaklaşık 10 yıl eğitmenlik yaptım.

E peki sorun nerede?

Sorun yönetmeliğin kendisinde, ilk başladığında mecburi olan atış imtihanı  artık uygulama da fiilen yok .

Peki eline aldığı silahın teknik özelliklerini , kendisine ve başkalarının mal ve canına zarar vermeden silahı güvenli biçimde nasıl taşıyıp kullanabileceğini bu avcı namzedi nereden ve nasıl öğrenecek ?

* Avcılık eğitimde atış zorunluluğu olmayan başka bir ülke var mı ?

* Aldığı av silahını evde, arazide nasıl taşıyacağını , silah ile avda yürüyüş esnasında namluyu hangi tarafa tutacağını nasıl bilecek Türk avcısı?

* Dolu silah ile arabaya binilmeyeceğini , dolu silahın konutlarda duvara asılmayacağını zaten silahın arazide av anı hariç dolu tutulmaması gerektiğini kimden öğrenecek yurdum avcısı?

* Evde çocukların erişemeyeceği bir yerde ve asla duvarda değil bir dolapta boş ve sökülü ya da mekanizması sökülü ve tetik kilidi takılı olarak saklanacağını nasıl öğrenecek avcı?

* Av bittikten sonra yada av esnasında dolu silah ile çit veya engel aşılmayacağını , silahı değnek gibi karşısındakine uzatıp ona dere geçerken yardım edilmeyeceğini , doğal ihtiyacını giderirken tüfeğini boşaltması –kırması – emniyete alması gerektiğini nereden öğrenecek avcı?

* Üç kişi yan yana yürürken önlerinde kalkan kuşa, tavşana atış hakkının kimde olduğunu yazan bir avcılık eğitimi ve müfredatın da böyle bir bilgi var mı ülkemizde?

Bu sorduğum soruların cevabı bize neden bu halde olduğumuzu ve yaşanan kazaların asıl nedeninin şeytan değil tamamen yetersiz olan Avcılık Eğitimi sistemimizde olduğunu gösteriyor.

Hele yapılmaya başladığı günden beri Avcılık Eğitimi Kurslarında sağlanan yüksek başarı oranlarını gördükten sonra, peki bu acı duruma neden düşüyoruz sorusu artık sorulmaya, sorgulanmaya başlamamalı mı ?

Neyi bekliyoruz?

Daha çok insanımızın zarar görmesini mi ?

Avrupa Birliği tek tip avcılık eğitimi ve tek tip imtihan hazırlıklarına Benelux ülkelerinde başlamışken , tek tip silah pasaportu (E.F.P.) uygulaması dahi başlamışken biz niye oturuyoruz ki.

Avcılık derneklerimize ve Avcılık Örgütlenmelerine çok büyük görev düşüyor hatta üzerlerinde bence vebal var, tıpkı bir hizmet içi eğitim gibi mevcut avcılarını poligonlarda yetkili hocalar nezaretinde yeniden bir atış ve güvenli silah kullanımı semineri ve eğitiminden geçirmeliler. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüklerine dernekler ya da Federasyonlar , Konfederasyonlar  bazında başvursalar ben inanıyorum ki hayır cevabı almayacaklardır.

Hatta Milli Parklar bile bu konuda ortak protokole davet edilebilir , hayır diyeceklerini hiç beklemiyorum.

Zararın neresinden dönülürse kârdır, lütfen daha duyarlı olalım ve sorumluluklarımızı yerine getirelim.

Rastgelsin

Yaşar Burak Uslu 

Gönder