Televizyonda oturmuş ajansları takip ederken peş, peşe gelen av kazaları haberleri ile şok oldum.
Yeni yıla girdiğimiz ilk 3 günde meydana gelen, 3 av kazasında 2 avcı hayatını kaybetti, bir avcı ise ağır yaralandı.
Sevgili arkadaşlar, yıllardır programlarımda olsun, yazılarımda olsun, ava giderken av sırasında ve av dönüşünde ‘’Aman dikkat edin, tüfekleriniz dolu olarak araçlara binmeyin, av sırasında bile tüfeğiniz emniyette olsun’’ diye, diye dilimde tüy bitti, ama görüyorum ki sözlerimizi dinleyen yok.
Ben yinede söylemeye, uyarmaya devam edeceğim. Değil dilimde tüy bitmesi, dilimde çam ağacı çıksa yine uyarmaya çalışacağım.
Dostlar bu nedir bu? 3 günde, 3 kaza. Hem de 2 si ölümle sonuçlanan. Bu kadar dikkatsizlik olur mu? Bu kadar vurdumduymazlık olur mu? Bu kadar tedbirsizlik olur mu? Tüfekleri boşaltmak o kadar zor mu? İnanamıyorum dostlar bu nasıl iştir? Bu vurdumduymazlık nedir?
‘’Av tüfeğidir, bir şey olamaz.’’ diyen arkadaşlar, bu ölümlü olaylarda bir şey olduğunu gördünüz mü?
Hayatını kaybeden arkadaşlara yazık değil mi? Genç insanlar, keyif yapalım, eğlenelim, spor yapalım derken rahmetli oldular. Biride ağır yaralandı. Aileleri ise perişan, olacak iş mi bu?
Lütfen dikkat edelim arkadaşlar. Avın her safhasında güvenliği elden bırakmayalım. Önlemlerimizi alalım. Hele tedbiri hiç elden bırakmayalım. Çok dikkatli olalım.
Avda yürürken bile tüfekler emniyette olsun. Av kaçarsa kaçsın. Yeter ki üzücü kazalara sebebiyet vermeyelim.
Gözünüzü seveyim.
Allah aşkına.
Lütfen çok dikkatli olun.
Bu vesile ile rahmetli olan Isparta’dan Mustafa Örnek’e, Rize Derepazarı’ndan hemşerim Kahraman Boyacıya, Tanrıdan Rahmet, ailesi ve dostlarına baş sağlığı diliyorum. Konya Beyşehir’den Erdem Kayak kardeşime de sağlık diliyorum.