Edirne’nin kurtuluş törenine katılan avcıların vurdukları av hayvanlarından bir kaçını tören meydanından geçirmeleri gazetelerimizde ve televizyonlarımızda ‘’Avcının vahşeti ‘’olarak haber yapıldı.
Yapılan doğru olmayabilir. Ama bu, basınımıza avcılığı ve avcılara hakaret etmek, avcılığı küçük düşürmek hakkını vermez.Peki, abartılmış bu haberleri yapan cahil ve bilgisiz editörleri denetleyen müdürleri yok mu?Bence yok ki, bu haber bu şekliyle yayımlanabiliyor. Yani avcılara hakaret edilmesine müsaade ediyorlar. Örneğin bir editör,’’Domuz avı yasak olduğu halde domuz vurmuşlar.’’ diyebiliyor. Oysa domuz avı yasal ve serbest. Bu örnek bile araştırmacı gazeteci editörlerin cahilliğini ortaya koyuyor.
Başlıklara bakar mısınız ‘’ Avcının vahşeti, vahşetin sergisi, onlarca çocuk da meraklı gözlerle hayvan leşlerini izledi.’’
Yani o editörlere göre, milyonlarca avcı, katil, cani, canavar, vahşi öyle mi?
Cevabı, Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi şöyle veriyor.’’Geçit merasiminde ki olay da asla bir katliam söz konusu değildir. Bu bir geleneğin yansımasıdır. Törende geçen avcıların hepsi belgeli avcılardır. Avladıkları hayvanlar da yasal olarak avlanmıştır. Bu gelenek 50 yıldan beri yapılıyor.’’ Demek ki medyada belirtildiği gibi ilk kez yapılmıyor.
İşte yanlışlardan biri de bu. Bu haberleri yapanlar avcılık kültüründen haberleri olmaya bilir, ama gelenekleri bilmek zorundadırlar. Bilmiyorlarsa öğrendikten sonra haber yapmalıdırlar.Bilmemek ayıp değil. Öğrenmemek ayıptır.
Avcıların yaptığı şık olmayabilir. Ama bu kimseye avcılığı infaz etmek hakkını vermez. Tabi ki, bu tür törenlerde avcıların daha dikkatli olmaları gerekir. Bu işi daha güzel bir hale getirmeleri lazım.Buna benzer olaylara neden olmamalıdırlar.Umarım bu olay son olur.