Tekrar merhaba sevgili dostlarım, yazı dizimin geçen bölümünde genel bir çerçevede Avrupa Birliğinde Avcıların yasal düzenlemelere katkısındaki en önemli mekanizmalar olan Avrupa Parlamentosu Avcılık Intergorup’u ve F.A.C.E. ve diğer örgütlerden bahsetmiştim.
Şimdi isteseniz önce A.B.’de avcılıkla ilgili kavramları tanıyalım.
GAME–AV: A.B. yasalarında Av hayvanı olarak kabul edilen ve Bern de 1979 yılında hayata geçen Avrupa’nın yaban hayatı ve onların yaşama ortamlarını koruma konvansiyonu olarak bilinen sözleşmede üye ülkelerin ve Türkiye’nin de imzalayarak kabul ettiği yasal olarak avlanabilen kanatlı ve memeli türlerini ifade eder.
WILDLIFE MANAGEMENT – YABANHAYATI İDARESİ: Uygulamada bilimsel tabanlı bilgi ve bunun yanı sıra yerel bilgi (halk ve avcılar) ve gönüllülük esasına bağlı yaban bilgisi (av dahil), hayvan popülasyonu, ve onların doğal yaşama ortamları, çevre ve toplum konularının birlikte uygulanması kavramına verilen ad.
HUNTING – AVCILIK: Yabani hayvanların üye ülkelerce imzalanmış anlaşmalara uygun ve üye ülkelerin kendi yasal düzenlemelerinde kabul edilmiş türlerini, yine A.B.’nin yasalarında, imzalanmış anlaşmalarda ve üye ülkelerinde kendi yasalarında kabul edilmiş usullere göre yabani hayvanların ele geçirilmesi (canlı yada ölü) ve alınması metodu demektir. Bu eylem (avcılık) – yada bu eylem vasıtasıyla ele geçecek et, deri, post ve trofelerin dinlenme – eğlence ya da hayvan türünün idaresi amaçlı avcılık yapılabilir.
RESIDENT HUNTING – YEREL AVCI (Ülke yada yaşanan yerleşim birimi): Bu tanım her ülkenin avcılarınca yönetilen, o ülke de ikamet eden ve genellikle fiziken oturanları ve sahip oldukları avlanma hakkını ifade eder. Yerleşim birimi sakinleri çoğunlukla yaşadıkları yerle güçlü sosyokültürel bağlara sahiptirler bu yüzden kendi bilgi, deneyim ve geleneklerini yaşadıkları yerdeki yerli hayvanlar ve onların yaşama ortamlarını korumak ve yönetmek de kullanırlar. Genel manada üzerinde durulan eğlenmek, tüketmek, gelenekler ve idare avcılığın bir yönüdür. Yerel avcılar (local resident hunter) yaşadıkları sahadaki avlaklarda, topraklarda kendilerine özel haklara sahiptirler ve makul, onlara özel indirimli av bedelleri öderler, avlanma izin ücretleri, kiralama ücretleri daha uygun fiyatlar da olur. Bu avlarını yaparlarken herhangi bir servis ya da av turizmi operatörü kullanmazlar.
HUNTING TURISM – AV TURİZMİ: Av turizmi avcılar yönetimince ve bazen kabul edilebilir seyahat mesafelerinde kendi evleri yada avlanma hakkına sahip oldukları sahadan uzakta yada ülke dışında avlanmaları demektir. Av turizmi sayesinde avcılar gittikleri ülkeler ya da bölgeler ile sosyokültürel bağlar kurarlar ve bu yolla insanlar arasındaki sosyal ve kültürel yakınlaşma sağlanır. Macera yaşama isteği, trofe ve hediyelik eşya katma değerleri ile zenginleşir. Görülen misafirperverlik verilen iyi hizmet ve başarılı avlar, insanları daha kolay para harcamaya motive eder ve böyle bölgeler tercih odağı olurlar bu ise av turizminde hedeflenen amaçtır.
SUSTAINABLE HUNTING – SÜRDÜRÜLEBİLİR AVCILIK: Av hayvanları ve onların kullandıklarım alanları uzun dönemde biyolojik çeşitliliğin korunmasını gerektirir. Böyle iyi koruma biyolojik çeşitlilik potansiyalini günümüz ve gelecek kuşaklara taşımak bağlamında avcılık; kendisi sosyal, kültürel ve ekonomik aktiviteleri Biyolojik Çeşitlilik Konvansiyonu’nun (C.B.D.) Sürdürülebilir Kullanım tanımının 2 maddesi kapsamında uygular. Avcılık sürdürülebilir tarzda idare edilirse, bu yaban yaşamı ve yaşama alanlarına olumlu katkıda bulunarak aynı zamanda topluma da fayda sağlar.
REGULATORS – DÜZENLEYİCİLER: Hükümet yetkilileri sorumluluklarını açık biçimde yerine getirmek, yasaları uygulamak, avcılık ve koruma, ile ilgili politikaları yürütmek zorundadır.
MANAGERS – YÖNETİCİLER: Özel veya hükümet temsilcileri, toprak sahipleri de dahil yabani türler ve yaşam alanlarını birlikte yardımlaşarak sorumluluklarını yerine getirirler.
STAKEHOLDERS – DESTEKÇİLER(!): Tüm avın sürdürülebilir kullanımı, habitat, biyolojik çeşitlilik ve koruma ile ilgilenen, destek verenleri ifade eder. Bu avcıları, toprak sahiplerini, avlak idarecilerini, korumacıları, düzenleyicileri, bilim adamlarını ve koruma ve biyolojik çeşitlilik ile ilgilenenleri kapsar.
BIOLOGICAL DIVERSITY – BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK: Çeşitlilik; tüm yaşam formlarında, karasal, deniz ve okyanus ekosistemlerinin, ekolojik paçalarının türlerin çeşitliliğini ve yaşayan organizmaların türler ve ekosistemlerini ifade eder. (article 7’ye dayanarak)
ECOSYSTEM – EKOLOJİK SİSTEM: Bitki, hayvan ve mikro organizma topluluklarının yaşadıkları çevre içerisindeki işlevsel etkileşimini ifade eder. (article 7’ye dayanarak)
FLYWAY – UÇUŞYOLU (göç rotası): Göç eden türler biyolojik sistemlerinin, bir rota doğrultusunda birbirine bağlı hatlarda farklı bölge ve kıtalara ulaşan yollarını ifade eder.
Buraya kadar size öncelikle tanımları vermek istedim, çünkü bir sonraki bölümden başlayarak gireceğimiz yasal mevzuat öncesi bu temel kavramları iyi bilmemiz gerekiyor. Gelecek bölümden itibaren avcılığın Avrupa’da tabi olduğu yasaları ve daha da önemlisi elimizi kolumuzu bağlayan kısıtlamaların ve ayni zamanda serbesti sağlayan uluslar arası antlaşmaları geçirdikleri süreç ile birlikte işleyeceğiz.
Bu şekilde hangi tür av hayvanı veya avlanma metodu aslında Avrupa da ve ülkemizde neden serbest veya neden yasak, ya da sadece bizde mi yasak, yoksa A.B. mevzuatına göre bunca yıl boşuna oruç mu tutuyoruz bunları göreceğiz.
Gelecek bölümde buluşmak üzere, rastgele…
Kaynakça:
European Charter on Hunting and Biodiversity , C.I.C. Technical Series Publication No; 2 (Published by the C.I.C. – International Council for Game and Wildlife Conservation on behalf of the Council of Europe)