Güzel değerleri paylaşmanın, önyargısız kabulün, büyük-küçük, usta-çırak saygısının, dostluk ve arkadaşlığın anlam bulduğu, doğa ve hayvan sevgisinin doruğa ulaştığı mükemmel bağlılık; avcılık. İçimize sindire-sindire yaşamalı, değerini bilmeli, muhabbet, hoşgörü ve saygı çerçevesinde paylaşmalıyız.
Dünyada ki en önemli varlık olan insanı insan yapan, onu toplum içerisinde önemli kılan şeyler sahip olduğu değerleridir. İnsanı bu değerlerden soyutladığımızda doğadaki en tehlikeli varlık maalesef yine insan olacaktır. Bu anlamda ahlaki, dini ve kültürel değerler, gelenek ve görenekler, ananeler, tarihi süreçten yansıyan toplumsal değerlerle örülü bir varlık ancak insan olabilecektir.
İnsana katkı sağlayan en önemli değerlerden bir diğeri ise avcılıktır. Her şeyden önce avcılık, toplumsal değerlerle, etik değerlerle, dini ve ahlaki değerlerle beslenen ve güçlü olan insanın, zayıf olan av karşısındaki disiplinini ortaya koyar. Gelişmiş her türlü teknolojik araçlarla ve bilinçsizce yapılan avcılık karşısında av, ancak zavallı konumundadır. Bu gücü bilen gerçek avcı, yüklenmiş olduğu sorumlulukla, sahip olduğu üstün değerlerle kurallara uyan, avı vurma kavramının ötesinde avcılığı doğaya katkı olarak algılayan ve ava dair her şeyi çok daha önemseyendir. Bu anlamda avcılık; güçlü olduğumuzu bildiğiniz halde sabırlı olabilmektir, saygılı olmaktır, mütevazi olabilmektir, ahlaklı olabilmektir. Sayılarla övünülen, kuralsızca telef edilen, değerlerden uzak bir yaklaşımı avcılık olarak tarif edemeyiz, bu doğrultuda da her eline silah alanı avcı sayamayız.
Görüldüğü gibi avcılık çok önemli değerleri bize öğretebilen mükemmel bir disiplindir. Bu anlamda avcılığın felsefesini iyi anlamalı, var olan gücümüzü disiplin altında kullanmalı, avcılığa değer katan, onu süsleyen hususlara önem vermeliyiz.
Saygılarımla