Ayçiçeğinin sabah esintisiyle burnuma vuran kokusunu derin, derin ciğerlerime çekip, üveyiklerin üzerimizden uçuşlarını ve bismillah deyip ilk fişeğin barut kokusunu sizlere tam anlatacaktım ki, telefonuma Yönetim Kurulu Başkanımız Melih Meriç’ten gelen mesajla tüm neşem kaçtı.
Oysa özlemle beklediğimiz sezonu açmış, iyi kötü kendimizce avımızı yapmış bir güzel hasret gidermiştik.
Ama nedense bizlere güzellikler haram sanki.
Birileri, illa işler iyi gitmesin, iyi insanlar çok yaşamasın, yapacakları güzel şeyler varsa, yapamasın dercesine çalışıyor ve boş durmuyorlar!
İşte o birilerinden biri, Yaşar Türkleş’i kamyonu ile öldürdü.
İyi yetişmiş bir adammış...
İyi bürokratmış...
Avcı dostuymuş...
Doğasevermiş...
Çalışkanmış...
Üç çocuğu varmış...
Bunlar, o birileri için hiç önemli değil. Çünkü onların kamyonu var.
Bu zihniyet, bu kamyon terörü devam ettikçe daha çok Yaşar Türkleş’ler kaybedeceğiz.
Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar çok kamyon yok.
Bizde var.
Neden var?
???
Kontrol var mı?
???
Hala duble yollar yapıyoruz.
Üst geçitler yapıyoruz.
Köprüler yapıyoruz.
Ama, kamyon terörüne dur diyemiyoruz.
Ne diyeyim, Allah bu kamyon teröründen geride kalan Yaşar Türkleş’leri korusun!