%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

FERMALI AV KÖPEKLERİNİ DEĞERLENDİRMEDEKİ FARKLILIK

Öğr.Gör.İlhan Deveci
info@yabantv.com

Tüm Dünya'da Fermalı Av Köpekleri av tipi (work type), şov tipi (show type) ve dual köpekler olarak birbirinden ayrılır. Bu ayrışıma mera yarışmalarındaki kullanılan köpekleri de katabiliriz.

Bilindiği gibi, ava dair bilgiler genetik olarak sülaleden itibaren anne ve babayla yavrulara geçer. Bu anlamda şeceresi çok iyi bir av köpeği çiftinin yine kendisi gibi iyi yavrular vermesi doğaldır. Bir başka ifadeyle, avcı köpeklerinin çiftleşmesinin sonucunda doğacak yavrularda avcı, şov köpeklerinden doğacak yavrularda iyi bir şov köpeği olacaklardır diyebiliriz. Bütün avcıların hayalinde hem çok iyi av yapan, hem de ırkının özelliklerini çok iyi taşıyan av köpekleri yatar. Av köpeklerini bu yönü itibarı ile dual köpekler olarak ifade edebiliriz ki bu bizler için mükemmeli yakalamak anlamına gelir.

Son yıllarda Köpek Irkları ve Bilimleri Federasyonunun (KIF) kurulması ve yaptığı faaliyetler, köpek ırklarının gelişimine önemli katkılar sağlayan kişiler ve derneklerin çabaları, ülkemizde fermalı av köpeklerinin gelişiminde önemli katkılar sağlamaktadır. Bu gelişmeleri genel olarak aşağıdaki gibi sıralayabiliriz. 

  1. Şecere kavramı ile arı ırkların dejenerasyonu önlenmektedir.
  2. Yetiştiriciler, avcılar ve köpek eğitmenleri uzmanlaşmakta avcılar bu anlamda kendilerini geliştirebilmektedirler.
  3. Ülkemizde ırkının özelliklerini taşıyan şecereli av köpeklerinin ithali yaygınlaşmaktadır.
  4. Av köpeklerinin ırk standartları tüm yurtta üst seviyelere çıkarak yurt dışı ile aynı seviyelere gelmekte hatta daha iyi noktalarda bulunabilmektedir.
  5. Av köpekleri ile ilgili yapılan organizasyonlar Türk avcısını bilinçlendirmekte ve kaynaştırmaktadır.
  6. Yurt dışında olduğu gibi av köpekleri de kategorize edilmeye başlanmaktadır.

Bu güzel gelişmelerinin yanında bazı kavram kargaşaları, değerlendirme yanlışlıkları, gruplaşmalar, ayrışmalar ve belirsizliklerde yaşanmaktadır. Geçiş döneminin bu olumsuzlukları ilgili kişi ve kurumların özverili çalışmaları ile bertaraf edilirken yanlış değerlendirmelerde yaşanabilmektedir.

Türkiye’deki fermalı av köpekleri ırklarının farklılığına baktığımızda, genel olarak avcı köpeklerin ön plana çıktığını görürüz. Bununla birlikte yurt dışından getirilen fakat iyi av yapmayan yada hiç ava yatmayan mera köpeklerinin ve şov köpeklerinin uzantısını da mevcut ırklarda görmek mümkündür. Henüz kategorizeleşmenin ülkemizde tam yerleşmemiş olması ve görselliğe olan düşkünlüğümüz av köpeklerini  değerlendirirken yanlışlar yapmamıza da neden olmaktadır. Özellikle son dönemlerde çok iyi bir gelişme olarak görebileceğimiz fiel trial yarışmalarında, dereceye giren köpekler ya çok iyi av köpeği  yada damızlık olarak algılanmakta, veya yarışma günü herhangi bir sebeple dereceye giremeyen köpekler ise çok başarısız sayılabilmektedir. Bu hatalı durum, köpeklerimizi ve yetiştiriciyi değerlendirmede eksik ve yanlış veriler kullandığımızı ortaya koymaktadır. Bu anlamda doğru olanı bulabilme yolunda şecere bilgisinin ve genetik mirasların önemi belirgin olarak ortaya çıkmaktadır.

Tüm bunların yanında şecere faaliyetlerinin ülkemizde henüz yeni olması, av köpeklerimize geçici şecere verilmesine neden olmaktadır. Bu şecerelerin asıl olması için geleceğe dönük üç kuşağın takip edilmesi gerekmektedir. Bu geçiş aşamasında ki değerlendirmelerde yetiştiricinin beyanı soy açısından esas kabul edilmektedir. Bu noktada geçmişteki genetik farklılıklar ve bozukluklar mevcut değerlendirmeye yansımayabilmektedir. Fakat kesin şecere sürecindeki kontrollerde bunun ortaya çıkması kaçınılmazdır. Böylece değerlendirmede iyi dereceler almış yada alamamış köpeklerinde yargılanması tek bir veriye bağlı bırakılmamalı ve şahsi değerlemelerimiz geniş bir perspektife oturtulmalıdır.

Tüm bunların yanında fermalı av köpeğimizden ne beklediğimizi belirlemeli ve eğitim sürecinde bu doğrultuda hareket etmeliyiz. Özellikle av köpeklerinin mera müsabakalarına zorlanması ve bu amaçla eğitilmeye çalışılması bazı sıkıntıları da beraberinde getirecektir. Hem av köpeği hem de iyi bir mera köpeğinin uluslararası standartlarda muhakkak bir yanı eksik kalacak ve istenilen düzeye ulaşamayacaktır. Şu an ülkemizde yapılmaya çalışılan bu durum gelecekte tıpkı Avrupa’da olduğu gibi belirgin olarak ayrışacaktır.

Sonuç olarak; fermalı av köpeklerini değerlendirmede ve herhangi bir karara varmada öncelikle bilgi ve araştırmaya önem vermeli, sığ verilerle yargılamaya gitmemeliyiz. Köpeklerimizin seçiminde ve eğitiminde artık yavaş-yavaş ırkına uygun seçim ve eğitim metotları uygulamalıyız. Bu geçiş sürecinde taşların yerine oturması şüphesiz ki zaman alacak bir husus. Bu sürece katkı sağlamalı ve birlikte örgütlü güçler oluşturarak birlikteliğimizi sağlamalıyız.

Saygılarımla

Gönder