%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

HAVAYI VERİMLİ KULLANMAK (YENİ)

Jak Boeno
info@yabantv.com

Nefes tutma  süresini nelerin etkilediğine kısaca değinmek istiyorum.

Sualtı avcılığında limitlerimizi belirleyen faktörlerin başında, havayı nasıl kullandığımız geliyor. Ciğerlerimizi doldurup nefesimizi tuttuğumuz andan, onları boşaltıp tekrar nefes almaya başlayana kadar geçen süre içinde, depo ettiğimiz havanın içindeki oksijeni kullanırız. Tüm sermayemizde budur. Sualtında olduğumuz süre zarfındaki davranış biçimimiz ve yaptıklarımız, depoladığımız oksijenin harcanma rejimini belirleyecektir.

Birinci kural, ne yapıyorsak yapalım mümkün olduğu kadar az enerji sarf etmeyi başarabilmektir. Öncelikle kalp atım ve nefes alıp verme ritmini sağlıklı bir tempoya oturtmak gerekiyor. 

Tüm hazırlığımızı alelacele yapıp biran önce ava başlama telaşı ile suya girdikten sonra sakinleşmek adına dakikalarca satıhta beklemek can sıkıcıdır. Bu nedenle gerek zihnen gerek bedenen ava konsantre olmak, meraya ulaşıldığında başlamalıdır.

Birinci sırada hazırlanmak geliyor. Evde unutulmuş herhangi bir malzeme, zayıf piller, bir önceki avda ucu yamulmuş ve öylece bırakılmış şiş gibi ihmallerin olmadığını ve malzemelerinizin doğru ve eksiksiz olduğunu varsayıyorum.Giyinmek ve malzeme kuşanmak bu sporun angaryalarındandır, ancak yapılması da şarttır. 

Bu işi çok sakin ve düşünerek yapmayı bir disiplin, bir alışkanlık haline getirin. Öyle ki, ağırlık kemeriniz dahil olmak üzere hazır olduğunuzda, nef4es alıp verme ve kalp atım ritimlerinizde herhangi bir değişiklik olmamış olsun. Giyinirken her zaman aynı sıralamayı takip edin. 

Örneğin maskenizi, palet, ağırlık kemeri, bıçak veya eldiven gibi elbiseden sonra kuşandığınız herhangi bir malzemeden önce taktığınız takdirde, bu işler sırasında belirli bir efor sarf edeceğiniz ve sadece ağzınızdan nefes alıp vermek zorunda kalacağınız için, ritimlerinizde artış olacaktır. Basit ve akılcı çözüm, maskeyi tükürükleyip yıkamayı ve takmayı en sona bırakmaktır. Aynı şekilde ağırlık kemerinizi ve  taşıma ipini paletlerinizden önce kuşanın. 

Giyinme işini elinizden geldiği kadar yavaş yapın. Arkadaşınızın sabırsızlanması veya merayı sizden önce bozması gibi endişeleriniz olmasın. Ayrıca böyle endişeler yaratan bir partneriniz de olmasın zaten. Elbiseniz dahil her malzemenizi özenle ve severek kuşanın. 

Suya girdikten sonra ilk yapmanız gereken, elbisenizin içinde kalmış olabilecek havayı dışarı atmaktır. Avlanacağınız meraya intibak etmek, etrafa kısacık bir bakış atmak ve çabuk bir gözlem için, çok sakince aşağı inin. Elbisenizdeki havadan da kurtulursunuz. Partnerinizle yapmış olduğunuz plana göre merada pozisyon aldıktan hemen sonra tüfeğinizi kurun. Tüfek kurmak belirli bir efor gerektirir. 

Oksijenimizi ciddi oranda tüketen faktörlerin başında yanlış ağırlık ayarları geliyor. Bu konu verimli bir av için vazgeçilmezdir ve ciddiye alınması gerekir. Merayı tanıyor olmak ve uygulanacak olan av tekniğini önceden iyi kötü belirleyebilmek büyük avantajdır. İndiğiniz derinlikte pozisyon aldıktan sonra yukarı çıkma eğiliminde olan vücudunuzu boşta kalan elinizle bir yerlere tutunarak sabitlemeye çalıştığınızı hayal edin. Bu mücadele tahmin edemeyeceğiniz kadar çok oksijen tükettirir size. Bırakın balık çağırmayı çıkardığınız gürültü ve havadaki paletlerinizle sergilediğiniz görüntü meradaki balığı da bozacaktır. 

Avlanacağınız derinliği aşağı yukarı biliyorsanız bu derinliklerde hafif negatif olmak avantaj getirir. Örneğin limitlerinizi 15 metreler olarak belirliyorsunuz. Bu derinliklerde rahatsınız ve av yapabilecek kadar apnea beceriniz var. Ağırlık kemerinizi 12 metrelerde nötr olacak şekilde ayarlamışsanız, bu derinlikten sonraki her metrede rahatça yatabilir ve diple bütünleşebilirsiniz. 

İyi bir agaşonun ana prensiplerinden biri asla ve asla yatacağınız yere apiko inmemektir. Yatacağınız yerin 3 - 4 metre gerisine çok sessizce inin ve oraya mümkünse fazla palet vurmadan kendinizi çekerek ulaşın.

İster satıhta yer değiştirirken ister aşağı inerken olsun su içinde hareket şekliniz vücudunuzun ritmini etkiler.  

Kural yine aynıdır. Çok ağır hareket etmek. Satıhta yavaş ve verimli palet vurmak, görüş iyi ise gözlem için mükemmel fırsattır. Meranın analizini iyi yapabilmenin yanı sıra olası avlarınızı ürkütmemiş olursunuz. 

Elbisenizle paylaşabildiğinizin haricindeki ihtiyaç giderme konusunu mümkün olduğu kadar avlanma zamanınıza aksettirmeyin. Suya girmeden önce işi bitirmeye bakın.

Kafein ve thein kalp atım ritmini hızlandıran eksitanlar içerir. Dalıştan önce kahve veya çay içmemeye özen gösterin. Bol su alın. Üşümek aynı şekilde ritmi arttırır ve performansı etkiler. Özellikle bu mevsim ve sonrasında, elbiseniz konusunda özenli olun. Yırtık ve delikleri tamir edin. İncelen elbiselere yapacak pek bir şey yok. 

Yukarıda saydığım her dezavantaj oksijeninizden, dolayısı ile nefes tutma sürenizden çalacaktır. Bu kaliteleri zaman içinde edinebilirseniz sualtı avcılığınız çok daha verimli hale gelecektir. 

Jak Boeno

Gönder