7 gün avı açın, limit fazlasına paralı izin verin
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Av ve Yaban Hayatı Daire Başkanlığı görevlileri, herkes bilir MAK kararları taslağını önceden istediğiniz biçimde hazırlayıp MAK toplantı günü üyelerinin önüne koyduğunuzu. Bakanınız mı “avcılığı kısabildiğiniz kadar kısın da çevre kuruluşlarını başıma dert etmeyin” der, bilemem. (Hoş, önceki bakanlardan birinin genel müdüre böyle dediğini de o zamanki genel müdürden dinlemiştim). Ama her yaptığınızı Avrupa Birliği normlarına uydurmak gibi bir çaba içindesiniz ya, avcılığı da ona uydurun diye bir hatırlatmada bulunmak istiyorum bu çağrımla.
MAK’a sunduğunuz tasarının, bütün maddelerin tartışılmasına da esasen zaman yoktur. Türlerin av zamanları ile limitleri MAK’ın en tartışmalı maddelerini oluşturur. Avcıların taleplerine genelde ret oyu çıkar. İlgisiz federasyondan üye çağırmak gibi, istemediğiniz şekilde oylanan kararın yayınlanmaması gibi çok da dürüst olmayan oyunları geride bırakmış olun ümidindeyim. Ne de olsa, biz avcılar bütün iyi niyetimizle sizlerin, avcılığın ve yabanın geliştirilmesi için işbirliği çağrınıza inanmak durumundayız. Daire başkanı Sayın Yaşar Türkleş’in Ocak ayında YABAN TV’de yayınlanan “Forum”da yaptığı çağrıları hepimiz hatırlıyoruz. Köy tüzel kişiliklerine, avcılık derneklerine işletmesi kendilerinde olacak av arazileri tahsis ediyordunuz ne oldu? Hiçbir yönetmeliğinizde buna açık bir kapı yok. Siz koşullarını yayınlayın, avcılara, köylülere uyarsa çok talep gelir. Bizler her türlü işbirliğine hazırız ama bakanlıktan da ciddi bir hareket görmek istiyoruz. İşte bu MAK toplantısı bunun canlı ispatıdır. Gösterin kendinizi ve avcılar için bir şeyler yapın. Ben sizlerden beklediklerimizi gerekçeleri ile aşağıda sıralıyorum.
Önerilerim uygulanırsa hem siz bakanlığa, hem bize yarayacaktır. Siz doğru dürüst bir iş yapmış olacaksınız avcıyla elele, avcılarda doğru dürüst av yapacaklar, ektiklerini biçerek.
Ama her şeyden önce MAK'a başlıca önerim, katılacak avcı olmayan tüm üyelerin, o komisyonda görevlerinin avcıya, avcılığa ve yaban hayatının geliştirilmesine hizmet olduğunun bilinci ile hareket etmeleridir. İlgisi ve bilgisi olmayan üyelerin de avcıların görüşlerine uymalarıdır. Asil üye avcılar esasen bu bilinç içinde hareket etmektedirler ancak onlar da kendi düşüncelerinin değil, bölgelerinin temsilcisi olduklarının bilinci ile hareket edip taleplerini ona göre sunmalıdırlar.
- Limitler avcıyı kaçağa sevk edecek sayılardan makul sayılara çıkartılsın. O sayının üstünde vurandan adet başına MAK tarafından avcılarla müştereken belirlenen bir ücret alınsın. Avın yapıldığı yol üzerindeki en yakın köyün muhtarlığına makbuz karşılığında bu bedel yatırılsın. Muhtarlığın alacağı bu para köyün olsun. Yol kontrollerinde bedeli yatırılmamış fazla av için bedelin 10 katı ceza tahsil edilsin. Bu bir başlangıçtır, uygulamadaki yanlışlar ertesi yıla düzeltilir.
- Domuz sürek avı yasağı kaldırılsın. Sürek sırasında diğer yaban hayvanlarının ürktüğü gibi zırva bir gerekçe olamaz. Yasakla vatandaşın örnek avlak kiralayacağı gibi bir safsatanın da yürümediğini gördünüz. Yanlışını görüp geri adım atmak da bir erdemdir.
- Bütün dünyada olduğu gibi bütün avlar, avlanma süreleri içersinde Türkiye genelinde 7 gün serbest bırakılsın. Korkmayın kimse 7 gün ava gitmez de gidemez de. Gidebilen 3-5 kişi de zaten yasak olsa da gidiyor. Avın yönetimini avcılara yükleyin. Kontrolünü bakanlık olarak avcılarla birlikte yapın. Avcılara sorumluluk verin. Öyle fahri müfettişlikle falan değil. Muhbirler ordusu yetiştirmeyin. Av avcının olursa koruma duygusu da gelişir. Kimsenin olmayan avı kim neden korusun, siz öyle istiyorsunuz diye. Avcının parasını isterken siz bakanlık olarak ne veriyorsunuz?
- Çil avı da yukarıdaki şartlarla serbest bırakılsın. Ağrı, Kars, Iğdır, Erzurum, Erzincan, Sivas, ve diğer varlığı bilinen illerde Çil popülasyonu çok artmış durumdadır. Meraklısı avcılar yıllardır yasak olmasına rağmen gidip Çil avını yapmaktadır. Kaldırın bu manasız yasakları.
- Ördek güme avcılığı bütün dünyada serbest de bizde neden yasak? Gece avlanma yasağına uyularak ve limitler dahilinde kalarak güme avcılığının serbest bırakılsın.
- Doğaya Keklik, Sülün salan avlayabilsin; Pek çok dernek ve kişi üreticilerden özellikle Keklik alıp uygun yerlerde doğaya salıyor. Aslında bu salım için bakanlıktan izin alınması gerekiyor. Salınan bu kekliklerin de vurulması yasak. Bu mesnetsiz karardan vazgeçsin Bakanlık. Salınacak Keklik sayısı, İl Orman Müdürlüğüne haber verilerek ve gözetimle yapılsın. Kekliğini salan istediği gibi vursun.
- Bagaj limiti koymak hukuku çiğnemektir. Bagaj limiti denen yasal vurulmuş avın taşınmasını kısıtlayan gayri hukuki uygulama tamamen kaldırılsın. İzin almak zorunluluğu olmadan serbest bırakılsın. Pazar akşamı avdan dönerken kimden izin alınacak? Ancak diğer bir avcının yasal olarak vurduğu avı da arkadaşına hediye etmesi durumunda onun vizeli avcılık belgesi fotokopisi ile vereceği avın taşınabilmesi serbest bırakılsın.
- Sezon içinde av yasağı; Bölgesine göre kışın, alışılagelmişin çok üstünde ağır geçmesi durumunda, avın sade ağır şartlar sürdüğü süre için, yerel avcılık derneklerinin görüşü alınarak, bu görüş yönünde, İl av komisyonu başkanı vali tarafından türüne göre yalnız o yöre için yasaklansın. Avcılık derneklerinden yemlemeye bilfiil katılım yardımı istensin. Köylerin avcılardan yukarıdaki öneri kapsamında alacakları paradan yem temin ederek yaban hayvanlarına yem bırakma zorunluluğu getirilsin. Avcının avına sahip çıkması teşvik edilsin.
- MAK tarafından İçişleri Bakanlığına çağrı yapılarak; Yivli tüfek sahibi ve geçerli avcılık belgesi sahiplerine taşıma ruhsatının tam teşekküllü hastane raporu olmadan sağlık ocaklarınca sağlık raporu verilmesine ve bulundurma ruhsatlarının süresiz olması istensin.
- MAK tarafından Maliye Bakanlığına çağrı yapılarak; Bütün dış ülkelerde olduğu gibi, yivli tüfek taşıma ve bulundurma ruhsatlarından ya hiç ya da ilk defa çıkarılırken bir kereye mahsus olarak makul bir harç alınmasına, emlak vergisinden, yıllık araba vergilerinden fazla harç alınmaması istensin. Harç kanuna göre hizmet karşılığında alınan bir paradır. Maliye bakanlığının avcılık belgesinde ne hizmeti vardır belli değil.
- Av köpeğini doğada dolaştırmak için bakanlıktan izin alınmasın; Her şeye yasak koymak ve kendine mecbur bırakmak kafasından vazgeçilsin. Av sezonu ve günleri dışında da isteyen, köpeklerini istediği merada tüfek taşımadan Orman Müdürlüğünden izin almaksızın dolaştırabilmesi, bütün köy köpekleri, kopoyları, çoban köpekleri ve barınak köpekleri serbest dolaşıp ormanda yabanı talan ederken, cezanın şehirli köpek sahiplerine kesilmemesi,
- Av köpekleri mera yarışmaları ve imtihanları serbestçe Orman Müdürlüğünden izin alınmadan yapılsın gerekirse bilgi verilsin; Türkiye'de de çok geç kalınmış olarak başlatılan bütün dünyada yapılan, av köpekleri mera yarışmalarının ve sınavlarının derneklerince uygun buldukları meralarda, yarışmanın yapılacağı İl Orman Müdürlüğüne 15 gün önceden bildirmek üzere, izin almaksızın uluslararası şartlar gereği, yarışmanın şartlarına göre doğaya çiftlik üretimi av salarak ve gereğinde bunları vurarak izin almaksızın yapılabilsin. Av vurulmadan yapılan mera yarışmaları ve sınavlarda, doğal av hayvanı olan meralar da yukarıdaki şartlarda kullanılabilsin. Doğaya yarışma ve imtihan için salınan Bıldırcın, Keklik, Çil, Tavşan gibi av hayvanları, esasen doğadaki yırtıcı hayvanlardan dolayı yaşayamamakta, bunun için salınmalarının Orman Bakanlığından izin alınması gerekmemektedir.
- Havalı silahlar avcılık belgesi olmadan karga ve saksağan avlanmasında kullanılabilsin
- Geleneksel Atmacacılık gibi diğer yırtıcı kuşlarla da avlanma teşvik edilsin.
Değerli avcı dostlar, benim bakanlığa çağrım böyle. Her fırsatta “biz hasım değil hısımız” gibi bir laf uyduranların bu ay yapılacak olan MAK toplantısından nasıl kararlar çıkarttığını hep birlikte göreceğiz. MAK toplantısı sonrası bir dahaki yazımda bunları sıralayacağım.
Ümit edelim ki aklın yolu birdir diye çağdaş dünyanın uygulamalarını bizimkiler de uygulamaya koyar da yasakları kaldırır, avcıyı işe, kendi avına sahip çıkmaya çağırır.
Sağlıkla kalın