Çin Zodyakına göre bu yıl kaplan yılı. Hayvan sembollerinden oluşan 12 Çin burcu var. Buda (M.Ö. 563-483) yemekten zehirlenip öldü, diye bilinse de artık aydınlatma görevini tamamladığına kanaat getirip dünyasını değiştireceği zaman bütün hayvanları huzuruna çağırır. Bizdeki ''peşin satan esnaf'' afişi misali yüzü hep gülse, tombul yanaklarından mutluluk fışkırsa da huzuruna sadece 12 hayvan gelir. Daha önce hayatını insanların acılarını dindirmeye adamış olan Buda, hayvanların gelmeyişini merak etmemiş, dersek yalan olur. Budizm’de, bu hayvanlar Çin takviminde yer almaları ile ödüllendirilir.
Sırasıyla önce, fare (onlar hep en öndedir) sonra boğa, kaplan, tavşan, ejderha, yılan, at, keçi, maymun, horoz, köpek ve domuz bu sıralamada yerlerini alır.
Hayvanların yunik özelliklerinin o yıl doğan insanların karakterini etkilediği söylenir.
Kaplan yılı Şubat’ta başlar ve Çin kültür tarihinde çok önemli yeri vardır. Bu ''kocaman kedi'' lere başka kültürlerde de epey değer verilir. Hayvanların kralı, cesur, maceracı, spontane ve otoriter olarak bilinirler. Güç sembolü olarak ejderha kadar eskidirler. Hem lider hem de asidirler ve olayların merkezinde olmayı pek severler. Başarılı olduklarına inandıkları ve ilgi toplayacaklarını bildikleri mesleklere yönelirler. Asaletleri onları birçok problemden kurtarır. Bahar ayları en çok sevdikleri aylardır, güneş hiç batmasın isterler. Belli ettirmezler fakat romantiktirler. Egosantrik olarak algılansalar da cömerttirler. Konuşurlarken ellerini göstermezler veya cömertlik ölçüsü olarak avuç içleri hep açık olur... Kalite ve sadelik bir arada olsun isterler.
Tanınmış kaplanlar: Beethoven, Ivar Kamprad, Marco Polo, Marilyn Monroe ve Leonardo di Caprio.(İKEA'nın kurucusu ve sahibi Ivar Kamprad çok cimridir ve romantik değildir). Adını şifreci Leonardo da Vinci'den aldığı halde, ismine patent almak isteyen di Caprio oldukça cömert. Alman olan annesi ona ''oğul, bir gün şan şöhret sahibi olacaksın(!) Amerikalılarda yatırım amaçlı -giving back to society- diye bir kural var. Sakın unutma'',demiş. O yüzden Haiti depreminde kesenin ağzını açmış.
Rusya WWF'ten (doğal hayat koruma vakfı) Pavel Fomenko adında bir yetkili, ”kaplan yılında nesli giderek azalan Sibirya kaplanı nasıl kurtarılır?”, diye İsveç avcı cemiyetine başvurmuş ve şimdi korumacılık deneylerinden faydalanmak üzere avcı ziyaretlerinde bulunuyor.
Kaplanın doğal yaşam alanı çok geniş ormanlık araziler. Bu alanlar, ucuz kereste pazarı olması nedeniyle ve orman yangınlarından ötürü hızla daralıyor.
Kaçak av, sadece kaplan değil, kaplanın beslendiği yaban hayvanlarının da kontrolsüz avı ve kaplan mamullerine taleplerin artması bu hayvanın geleceğini de tehdit etmektedir. Eskiden postu için avlanırdı. Şimdi yeni olan ise, ''modern tıpta'' kaplan kemiklerinin öğütülerek, erkeklerin derdine deva olarak kullanılır olması imiş. Sayıları çok az kalan kaplanlar da ''şifa'' niyetine, Hazar kaplanı, Bali kaplanı, Java kaplanının paylaştıkları kaderi paylaşacaklar. Yani, kaybolup gidecekler...
Yeni zengin Rusların Amur kaplanı postu merakı da yeni bir moda trendi.
Benim önerim: kaçak avcılar istihdam edilsin, en azından bizdeki Bağ-Kur emekliliğine veya esnaf paketine tekabül eden bir takım ekonomik yardım tedbirlerine tabi tutulsun. Sonra da ciddi denetim! Kaçak avcılar, işin bütün inceliklerini bildiğinden, biyolojik çeşitlilik cihetinden ''yaşayan bir kaplanın ölü bir kaplandan daha değerli'' olduğunu anladıkların da erkekler de başının çaresine bakarlar...
Kaplanlar insanları arkadan(!) avlıyorlar. Kalleşlik, kin ve kemiklerini öğüttükleri için değil. Tek doğal düşmanı olarak insanları gördükleri için o yanları gelişmiş. İnsanlar da boş durmuyor. Tarlalarda çalışırken kafalarının arkasına heybetli ''insan yüzü'' maskesi takıyorlar.
Kaplan yaban hayvanı avına da yandan yanaşır; dengelerini bozmak için.
Çin'de yeni yıl kutlamaları çok görkemli oluyor. Mantı hesabına göre 5 gün olarak hatırlıyorum. Çünkü son gün olan 5. günde zenginlik tanrısı dünyaya gelip servet dağıtıyor. O gün Çin mantısı ikram ediliyor. Kayseri mantısının yerini tutmasa da harika tadı var. Son gün kutlamalarında çocuklara verilen, içinde para olan kırmızı zarflardan sonra ikinci sırada mantı damaklar için tam bir servet...
Benim doğum günüm üç farklı tarih!! Doğruya en yakın olanı, Horoz burcunda çıktı. Orman horozuna ilgim de hoş bir tesadüf doğrusu. Orman horozunun göğüs kısmının yarısı beyaz et, yarısı kırmızı! Benim doğum tarihim kadar garip olsa da doğru...
Ekrem abi,''kaplanın izini niye bu kadar sürdün?'', diyeceksin. Çoğaltıp vurmak için mi? Açıkçası, hiç te öyle bir niyetim yok. Çoğalttığıma inanırsam ve avının yapılması gerekiyorsa bir düşünürüm.
Kaplanlar için geniş ormanlar, avlanmaları için faunada diğer hayvanlar (geyik türleri ve yaban domuzunu pek severler) gerekli olduğundan orman gelişigüzel kesilmeyecek, yakılmayacak ve diğer hayvanlar da çoğalacak. Kaplanın bunların hepsini yiyecek hali yok ya! Günde ortalama 7 kilo et yiyor. İnsanlarla kaplanlar bir arada yaşamayı öğrenecekler. Bol orman ve zengin bir fauna bulunacak ve kaçak avcılar da ıslah olacak.
Yoksa balans bozulur. Bozulduğu zaman da kötü bir huyumuz var: DOĞA ANA'ya havale ediyoruz. O da vakit alıyor. Sonuçları da her zaman iyi olmuyor. Balansın da bir izi var, dersem şaşma.
Elin oğlu kaplanı hiç olmamış bir ülkeye -İsveç'e- kaplanı nasıl koruruz diye geliyor. Çok şaşırdın değil mi?
Bu kaplan aslında bizim diyardan!.. Adı da ”pantera tigris altaica”. Daha niceleri çekip gitmiş. Bu türler bir gün yeniden çıkıp gelse, elalemin derdinden kurtulsa, hasret bitse, yemyeşil ormanları, faunası zengin, temiz ve sevimli bir toplum olsa, kime ne zararı var?
Ekrem abi, diyelim ki bir başka hayvan daha çıkıp gelseydi, örneğin bir deve. Ne olurdu? O zaman da ''sen hendek atla, kaplan da doğal alanına dönsün”, derdi belki de.
Anadolu'da söylenmemiş güzel söz kaldı mı? Sen karar ver, ne çalıyorsan çal...
Hasretlikle.
Ali Coşar