%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

DALIŞ REFLEKSİ (YENİ)

Jak Boeno
info@yabantv.com

Tekniklere geçmeden önce sualtına inmeye bedenimizin verdiği tepkiler ve değişimlere kısaca değinmek istiyorum.                  

Diving response olarak da anılan dalış refleksi, organizmamızın apnea yani nefes alıp vermenin bilinçli olarak durdurulması ve dış ısı değişikliklerine bağlı olarak kardio-vasküler sistem üzerinde refleks olarak gerçekleştirdiği değişikliklerdir.

Organizmanın bu refleks hareketi tam olarak çözülememiş ise de apnea süresini uzatmayı hedeflediği anlaşılmaktadır.

Bu refleks birçok kara ve deniz memelisinde vardır. Belki de, yaşamımızın ilk dokuz ayını, sıvı içinde tamamlamamız, bazı kodlama izleri bırakmaktadır.

Satıhta atmosfer basıncı 1 bardır. 10 metreye gelindiğinde bu basınç 2 katına çıkar. Bunun anlamı normal boyutlarında 6 litre olan ciğer hacminin yarıya inmesidir. Matematik hesaba göre 30 metrelere inildiğinde ciğer hacminin, standart rezidüel hacmin altına düşmesi gerekir. Oysa serbest dalış rekorları 200 metreleri geçmiştir. Deniz memelileri 1000 metrenin altına inmektedirler. Organizmamız, dış basıncın artması durumunda, ciğer hacminin belirli bir oranın altına düşmesine engel olmak için savunma refleksi geliştirmiştir. Bu tepki, basıncın artmasına oranla, alveol çeperlerinin aşırı kanlanmasını sağlar.

Sıvılar basınç altında sıkışmadıkları için, bolca kanlanan alveoller ve ciğer yapısı aşırı basınca karşı korunmuş olur.

Nefes tutmanın ilk saniyelerinden itibaren oluşan bradikardi ve damar çeperi vazokonstriksyonu, damar içi basıncını belirli düzeyde sabitleyerek, oksijen tüketimini azaltmayı hedefler.

Su sıcaklığı, fizik kondisyon ve deneyim, cinsiyet ve yaş, ciğer kapasitesi, apnea süresi gibi parametreler, bu refleksi doğrudan etkilemektedir.

Bu konunun daha iyi anlaşılabilmesi için detaylarına göz atalım.

Bradikardi                          

Apnea, başladığı andan itibaren, kalp ritminde düşüşe neden olur. Dalış derinliğinin bu refleks üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Vücudun ve özellikle yüzün su ile temas etmesi ve nefes tutmak, bradikardi oluşumuna etki eden iki faktördür. Dinlenme halindeki kalp ritminde, bradikardi ile % 25 - 30 a varan düşüşler oluşabilir.

Apnea sonuçlandıktan sonra, elektro verilerinde, ekstrasistol, prematüre karıncık kasılmaları ve ritm artışları gibi değişiklikler görülebilir. Apnea süresi ve harcanan güce bağlı olarak, karbondioksit ve laktik asitin kandaki değerleri yükselir. Kalp ritmindeki değişikliklerin nedeni de budur.

Vazokonstriksyon

Kalp ve beyin diğer organlarımıza nazaran oksijensiz kalmaya çok duyarlıdır ve hücre kaybı oluştuğunda geri dönülemez noktalara gelinir.

Apnea sürecinin başlaması ile birlikte,  damar çeperleri refleks olarak daralır. Kan basıncı sabit bir düzeyde kalır ve kalp debisi düşer. Bu değişimler, hassas organların daha rahat ve çok oksijenlenmesini sağlayarak apnea süresini uzatır.

Dalış refleksi, boğulmaya karşı organizmanın oluşturduğu bir reaksiyondur. Ancak, güç harcanması ve kasların gevşeme pozisyonundan kasılmaya geçmesi, bradikardinin avantajlarını ortadan kaldırır. Bunun yanı sıra aşağıdaki parametreler, fayda limitlerini artı veya eksi etkilemektedir ;

- Bradikardi, genç insanlarda, yaşlılara oranla daha iyi cevap vermektedir.

- Yüzümüzdeki, ısıya duyarlı reseptörler, bradikardiyi doğrudan etkiler. Isı ne

kadar düşükse, sistem o kadar çabuk çalışır.     

- Düzenli olarak apnea yapan insanlarda bradikardi daha verimlidir.

- Ciğerlerin vital kapasitesi, etkili bir parametredir. Ciğer doluluğuna hassas olan torakopülmoner reseptörler, % 85 - 95 vital kapasite doluluğunu algıladıkları zaman, bradikardi için start verirler. Bu nedenle, başlangıç çalışmalarında bu doluluk oranlarını geçmeyin.

 - Kulak eşitlemek için Valsalva yöntemi uygulamak, bradikardi oluşumunu negatif etkiler. Frenzel veya östaki kasının istemli uyarılması yöntemleri, hem apnea için, hem de avlanma için çok daha avantajlıdır.

 - Yüzmek, kalp ritmini arttırır ve  vazodilatasyona neden olur. Diğer taraftan, apnea ve dalış, bradikardi sonucu kalp ritmini düşürür. Bu iki olgunun çakışması durumunda, ritm düşüklüğü öncelik kazanır.Bu çakışmaya fazla sebebiyet vermemek için, dalış öncesinde iyi bir gevşeme ve nefes alıp vermenin uygulanması gerekiyor.                                   

Saygılarımla                         

Jak Boeno

Gönder