%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

TÜRKİYE'DE KÖPEK IRKLARI GELİŞİMİ (Yeni)

Öğr.Gör.İlhan Deveci
info@yabantv.com

         Bilindiği gibi KIF (Köpek Irkları ve Bilimleri Federasyonu) Türkiye’de FCI’ın (Federation Cynologigue International/ Uluslararası Köpek Bilimi Federasyonu) tanıdığı köpek ırkları konusunda tek yetkili kuruluş. Bu anlamda ülkemizde çok geç kalınmış bir faaliyetin kuruculuğunu ve öncülüğünü yapıyor. Bir çok yabancı ülkenin onlarca yıl öncesi, hatta bazılarının yüz yılı geçkin zaman öncesi başlattığı bu çalışmaları bizler maalesef KIF ile henüz yeni yapmaya çalışıyoruz. Kaybolan yılların kazanımında çok geç kalınmış olsa da ülkemiz açısından bu girişim çok önemli. Bu önemli görevde KIF’a katkı sağlamak, destek olmak her ilgilinin görevi olmalı. 

         Peki KIF nedir? Hangi amaçla kurulmuştur? Yaptığı faaliyetler nelerdir? Bu sorulara cevap arayarak bu önemli kuruluşu anlamaya çalışalım; 

         Köpek Irkları ve Bilimleri Federasyonunun (KIF) kuruluş amacı öncelikle; Türkiye’ye ait yerli ırkların ülkemiz adına uluslararası platformlarda kaydedilmesini sağlamak, sonra ise; tüm köpek ırklarının FCI üyesi ülkelerde olduğu gibi üretilip bakıldığı şartlar altında ülkemizde de üretilip bakılmalarını sağlayarak soy kütüklerini oluşturmak ve takip etmektir. Bu amaçla FCI’a üye olmak, Bilimsel çalışmalarla köpek ırklarının gelişimine katkı sağlamak, ülkemizi yurt içi ve dışı organizasyonlarda temsil etmekle yetkili tek kuruluştur. 

         Bu amaçları gerçekleştirmek için KIF tüm dünyada en güçlü kinolojik federasyon olan FCI’a üyelik başvurusu yapmıştır. Bu üyelik sürecinde ise yoğun bir çalışma temposu ile tüm ülke genelinde faaliyetler başlatılmıştır. Bu faaliyetler FCI denetimi ve gözleminde olmakla birlikte, kısa zamanda on yıllık bir ilerleme kaydedilmiştir. 2010 yılında gerçekleşecek olan üyelik yolunda, KIF aşağıdaki çalışmaları yoğun bir tempoyla başarılı bir şekilde yapmaktadır. 

-    Ülkemize ait özgün ırkların tespiti ve uluslararası platformda tescili.

-         Köpek ırkları kayıtları ve ırk değerlendirmeleri.

-         Eğitim seminerleri.

-         Köpek güzellik ve mera yarışmaları.

-         Irk derneklerinin kuruluşlarının sağlanması ve koordinasyonu.

-         Bilimsel çalışmalar.

-         Örgütlenme faaliyetleri.

-         Danışmanlık faaliyetleri.

-         Ülkemizi temsil eden uluslararası çalışmalar. 

         Görülüyor ki KIF bu yoğun gündem maddelerini başarı ile yürütürken çokta yol almış. Hatta bu anlamda on yıl önce FCI’a üyeliği gerçekleşmiş olan Moldavya’dan daha iyi konuma gelmiş durumda.  

         Bilindiği gibi ülkemize ait olan, fakat henüz ülkemiz adına hiçbir uluslararası kuruluşta tescil edilmemiş ırklar var. Kangal çoban köpeğimiz bunların en önemlilerinden, Akbaş köpekleri bir diğeri, ya da Anadolu tazısı veya bir çok yerli ırk av köpekleri henüz ülkemiz adına tescil edilmeyi bekliyor. Bu köpeklerin korunması, kaydı ve Türkiye Cumhuriyetine mal olması son derece önem arz ediyor. Bu anlamda çok önemli gelişmelerde var; KIF’ın kurulması ile birlikte Kangal köpeğinin bir başka ülke tarafından benimsenerek tescillenmesi son anda önlenmesi bunlardan biri. Belkide KIF’ın daha henüz yolun başında yaptığı bu büyük hizmeti dahi, tek başına her şeye değer tarihi bir olay olarak görebiliriz. Şimdi ise FCI’da ve tüm uluslararası platformlarda Kangal’ın tescili gerçekleşecek. Bu anlamda KIF ve TUBİTAK işbirliği içerisine girmişler. Kangalın gen haritası çıkarılıyor ve tüm dünya bu araştırmayı bekliyor. Sırada ise diğerleri gelecek. 

         KIF tüm bu çalışmaları yaparken son derece tarafsız, ciddi ve yoğun çalışıyor.  Türkiye’ye hizmet etmenin evrensel aşkıyla yanıp tutuşan bir kadroya sahip. Ulusal çıkarları ön plana alan bir ülküyle şevkle çalışıyorlar. Söylenecek tek söz var; Tebrikler…mükemmelsiniz. 

         Ülkemizde önemli bir atasözü her dönemde güncelliğini koruyor; ‘Meyve veren Ağaç Taşlanır’ KIF’ı da bu anlamda haksız eleştirenler, hatta karalamaya çalışanlar olabilir. Bu yersiz ve mesnetsiz çabalar güneşi karartmamalı. Güneş nasıl balçıkla sıvanamayacaksa, KIF’a da kimse bu anlamda zarar verememeli, vermemeli.  

         Bu anlamda yapılan bazı hatalardan pişmanlıklar ve geri dönüşler başlamıştır da. Yapılan hatalar, yanlışlıklar anlaşılmıştır da… KIF’ın sarsılmaz, doğru ve iyi amaçları karşısında hiç bir olumsuz görüşün başarılı olması da mümkün görülmemekte. Bu anlamda bir kez daha ifade etmeliyim ki; bu kutsal amaca destek olmalı ve hizmet için yarışmalıyız. 

         Saygılarımla

Gönder