%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Sualtı Tüfekleri (Yeni)

Jak Boeno
info@yabantv.com

Sualtına inmek, konforlu olmak, avımızla aramızda gerekli mesafeyi sağlayabilmek için bir takım malzemelere ihtiyacımız var. Onlara kısaca baktık.

Avımızı ele geçirebilmek için bir de tüfeğe ihtiyacımız olacak.

Doğru yerde doğru malzeme kullanmak sualtı avcılığının altın kurallarından biri. Bu kuralı benimsemek önemlidir ancak asıl başarı bunu becerebilmektir.

Bu kural tüfeklerimiz için de geçerli olacak.

Doğrularla yanlışları, olmalıyla, olmamalıyı önümüze koymadan önce aşağıdaki resimlere bir göz atmanızı rica ediyorum. 

 

Resimdeki sualtı avcısı, tek paleti, google gözlükleri, t-shirt ve kumaş pantalonu ile Filipin Boracay’ lı Salim.

Kullandığı tüfeğin detayı aşağıda.

Mükemmel bir apnea becerisi ve suya uyumu var. Hayatını balık avlayıp satarak kazanıyor.

İmkanları da bu kadar.
 
 

Aşağıdaki ise Riffe marka mavi av için dizayn edilmiş mükemmel bir ürün.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Tüfeğimiz yukarıdakiler ile aşağıdakiler arasında bir şeyler olabilir.

Sualtı avcılığında bunca yıl sonra önemli bir prensip edindim kendime.

Basit mükemmeldir. Bu prensip sualtında, daha da önem kazanıyor. 

Sualtı avcılığında, yapabileceklerimiz konusunda kendimize karşı dürüst olmamız gerektiğini ifade etmiştim. Bunun kısaca açılımı, limitlerimizi ve avlanma becerimizi iyi analiz etmemiz, avlandığımız meraları ve daha önemlisi bu meralarda karşımıza genelde nelerin çıktığını iyi bilmemizdir.

Alış veriş yaparken bunları göz önünde bulundurursanız hem motivasyonunuz artar hem de gereksiz masraf yapmamış olursunuz.

Tüfeklerimizi incelemek için onları parçalarına ayıracağız.
Gövde
Kabza
Kafa
Tetik mekanizması ve ip bırakma dili
Makara
Lastikler ve palamutlar
Şişler
 
Gövde

Öncelikle hangi malzemeden yapıldıklarına, sonra da boylarına bakalım.Gövdeler, thermoplastic, metal, karbon elyaf ve ahşaptan yapılıyorlar

Thermoplastic, kolayca kalıplanabilen polymerlerden oluştuğu için çok geniş kullanım alanına sahiptir. Bu nedenle, kanallı, eliptik vs. istenen formlarda gövdeler yapmak mümkün. Kalıp maaliyeti gözardı edilirse oldukça düşük fiyatlıdırlar.

Metal olarak genellikle duralumin kullanılır. İlk alüminyum gövdeler basit bir borudan ibaretti. İhtiyaçlar ve rekabetler doğrultusunda, şiş kanallı profiller üretildi. Şişirme teknolojileri ile eliptik gövdeler yapmak da mümkün. Maaliyet biraz daha artıyor.

Karbon gövdelerin avantajları eğilmelere karşı dirençleri olmaları ancak pahallı ve kırılganldırlar. Kırılganlıktan kasttetiğim sağa sola çarpmamak ve itinalı kullanma gereğidir. Aksine lastiklerin gücü altında eğilme veya kırılma söz konusu değil.

Ahşap hariç, hangi malzemeden yapılmış olursa olsun tüfek gövdesi, içi boş bir boru olduğu için yüzerliği ayrıca ayarlamak gerekiyor.

İlk aşamada gövdenin içine suyun girmesini engellenmelidir. Bunun için her iki ağıza kauçuk tapalar konur. Borunun içini polyuretan veya styropor malzeme ile doldurmak da mümkün.

İçine su almış gövde, üzerinde şiş yokken de batacaktır. Bu durum problem yaratır ve avlanma kalitenizi düşürür. Arada bir gövdeyi iki yana sallayıp içini dinlemek gerekiyor. Su girmişse tapaları yenileyin.

Ahşap gövdeler, masif ağaçlardan imal edilirler. Açık kafa ve kendi ahşabından kabzalı olabileceği gibi, bu gövdelere farklı kabza ve kafa uygulamak da mümkün.

Gövdede kullanılan malzemelere göre avantaj ve dezavantajlar ortaya çıkıyor.

Metal boru gövdelerin içleri boş bırakılmışsa, atış öncesi tüfeğinizi etrafa çarpmanız veya atış esnasında palamut ve lastiklerin gövdeye çarpmaları gibi herhangi bir temasta oldukça ses yapıyorlar. Bu ses sualtında kolayca taşınıyor.

Diğer yandan gövdede herhangi bir yoğunluk olmamasından dolayı lastiklerin geri tepmelerini yeterince absorbe edemiyorlar. Ele ve önkola rahatsızlık veriyor. Tepme sorunları karbon ve plastikte de var ancak metale göre ses problemi daha az.

Uzun metal gövdelerde güçlü lastikler eğilmelere yol açabilir. Yeni alaşımlarla özellikle duraluminyum 6082 veya 7178 kalite alaşımların sertlik katsayılarının yeterli olduğunu düşünüyorum.

Ahşap gövdeler, masif yapıları ile geri tepmeleri daha çok emiyor. İyi yapılmışlarsa su içindeki yüzerlikleri mükemmele yakın. Çarpmalarda oluşacak sesleri geri vermiyorlar.

Geleneksel sualtı avcıları için görsel bir şölen olduğunu da kabul etmek lazım.

Resimdeki mükemmel işçiliğe dikkat edin.

Maaliyetlere gelince bir ürünün ucuz veya pahallı olması görecelidir. 

Plastik ve metal borular en ekonomik olanlardır. Karbon ve ahşap gövdeler daha pahallılar.

“Hangi malzemeden gövde” sorusuna cevap için seçim yapma konusunda bir kaç kriter var.

50, 60, 75cm gibi kısa boyları taşaltı avında kullanıyoruz. Bu teknikte, ava olan mesafe azdır. Yakın atışlarda, balistik hassasiyet aramadığımıza göre şiş kanallı gövdeye de ihtiyacımız olmayacaktır.       

 
 
 
 
Standart gövde                 Şiş kanallı gövde
 

90cm ve üzeri boylarda, şiş kanalı, palamutların şişi bıraktığı ana kadar rehberlik edecektir.

Her malzemeden gövdeye şiş kanalı uygulanabiliyor.

Alüminyum profiller kanallı olarak çekiliyor. Karbon gövdeler kanallı kalıplanıyor, ahşapta zaten sorun yok. Ayrı satılan şiş kanalları var. Tüfeğinize yapıştırarak kullanabilirsiniz. Zaman içinde ayrılabiliyor, elden geçirmek lazım.

Gövdelerden bahsederken yüzerlik konusuna gelince;
Tüfeğiniz suda iken çok çeşitli pozisyonlara girecektir.
Bir kaç örnek verelim;

Teknede avlanıyorsunuz, meraya vardınız, hazırlanırken tüfeğinizi suya bırakırsınız, yavaşça aşağı inerken sizi beklemelidir.

Satıhta yer değiştiriyorsunuz, kabza arkada, tüfeğiniz size paralel yanınızda, bileğinizi yormamalıdır.

Aşağıda elinizden bıraktığınızda kabzanın yukarı dönmesi haricinde nötre yakın negatif kalmalı, daha önemlisi kafa gereğinden hızlı yukarı gitme eğilimde olmamalıdır.

Agaşonda beklerken, sürekli kafayı aşağı bastırmak zorunda kaldığınızı düşünün. Son derece tatsız bir durumdur. Tersi yani kafanın aşağı düşmesi de aynı şekide rahatsızlık verir.

Sonuç olarak sepiyesi iyi ayarlanmış bir tüfek;

Satıhta elinizden bıraktığınızda nötre yakın negatif yani çok hafif batar olmalı ve

negatiflik mümkün olduğu kadar kafa ve kabzaya eşit dağılmış olmalıdır.

Bunları da, doğru boy ve çapta şişi, lastikleri, makara ve ipi üzerinde iken becerebilmelidir.

Bir noktaya çok dikkat etmek lazım. Tüfeğinizi üzerinde doğru malzemeleri ile satın alın. Sepiyesi iyi bir tüfeğin şişini kalınlaştırır, uzatır veya kısaltırsanız tüm dengeler bozulacaktır.

 Kabzalar

Plastik, metal veya ahşap olabilirler. Malzemeden önce dizaynı üzerinde durmak istiyorum.

Ateşli veya havalı yivli salon yarışmalarında tüfek veya tabanca demeye bin şahit isteyen son derece ergonomik malzemeler kullanırdık.

Örnekleri aşağıda.

Bu aletler sağak veya solaklara göre farklı dizayn edilirler ve öyle olmaları da gerekir. Bu denli ergonomik olmalarının nedeni, en doğru ve isabetli atışın sadece tek bir pozisyonda yapılabilmesidir. Bu pozisyonda parmakların ve avuç içinin pozisyonu da bir tanedir. Bunları değiştirir veya kımıldarsanız karavana atarsınız.

 
 
Sualtında işler öyle değil.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

En basit örneği, atış pozisyonunda tüfeği düz tutarız, oysa satıhta yer değiştirirken veya ördek dalışı ile aşağı inerken tüfeği ters taşımamız gerekir. Kabza baş aşağı ve arkadadır.

Mendirekte avlanırken, taşlar solunuzda ise tüfeğinizi sağa alır öyle ilerlersiniz. Geri dönerken mendirek sağınızda kalacaktır. Hesap edin. Aşağıda da el değiştirmenizi gerektirecek durumlarda da kalabilirsiniz.  

Sonuç olarak kabzayı yukarıdan aşağıya ikiye ayırdığınızda her iki parçanın simetrik olması kullanım kolaylığı getirir. Arkada avuç içi çukuruna, ön tarafta da dört parmağın oluşturduğu genel eğriye oturacak eğim yeterlidir.

Fazla küçük veya büyük kabzalar, gövdeye hakimiyetinizi azaltır. Sonuç olarak tüfek alırken avucunuza iyi oturan, simetrik ve fazla girintili çıkıntılı olmayan sade kabzaları tercih edin ve her iki elinizle çeşitli pozisyonlarda tutarak deneyin. Dayama kısmının kenarları yumuşak hatlı olmalıdır.                                                                          

                                 
 
 
 
Kafa

Hem çevirme, hem de kaplinli lastik kullanmaya uygun yeni dizaynlarda açık veya kapalı tabir ettiğimiz kafalar var. Ahşap veya başka malzemeden olsun bu kafaları uygulamak oldukça kolay.Ahşap tüfeklerde genellikle basit bir ip atlatma sistemi ile açık kafalar çok başarılı atışlara imkan veriyor.

Kapalı kafaların şiş deliği fazla dar olursa, şişin arkasından gelen ip ve kleps, sıkışma veya çarpmalara neden olur. Siz bunu farketmezsiniz ancak şişin arkasına gelen küçük bir darbe atış yolunu saptıracaktır. Neden isabet ettiremediğiniz sorusunun cevaplarından biri budur.

Kafalı tüfek alacaksanız lastik vidalama yuvalarının standart olmasına dikkat edin. Bazı markalar sadece kendi yedek parçalarını satabilmek için farklı standartlarda üretim yapıyor. Artık bir çok marka bu standartlara uymaktadır. Piyasadan aldığınız şiş veya lastikleri tüfeğinizde kullanabilmelisiniz. Kaplin dişleri uymuyorsa inat etmeyin. Dişler sıyırabilir, lastikleri kurarken kendinize zarar verebilirsiniz. Şişlerde durum daha da ciddidir. Uygun olmayan bir şişle kurduğunuz tüfeğinizin tetik mekanizması kaçırabilir. Çok ciddi kazalara neden olursunuz.

Açık kafalı tüfeklerde şiş yatağı, mekanizmaya kadar devam etmelidir. Şiş mekanizmaya girdikten sonra kanal içinde yükselmişse tesviye etmek gerekir.

 
Tetik mekanizması ve ip bırakma dili.

Basit mekanizmaları tercih edin. Tetik sistemi ne kadar az  parçadan oluşuyorsa o kadar sorunsuz ve uzun seneler çalışır. Sessizliği sağlamak, yumuşak tetikler elde etmek, istinadı ayarlamak, daha fazla parça gerektirir.

Sualtında elinizde eldivenlerle balık beklerken, bütün bunların pek anlamı kalmıyor. İyi dizayn edilmiş, hemen hemen her şişe uyabilecek sessiz çalışan iki parça yeterlidir.

 
Sessizliğin önemi  

İlk girdiğiniz merada ilk balığı her şekilde alırsınız. Önemli olan o merada avlanmaya devam edebilmektir. Tetik mekanizmalarında en çok ses, çekicin şiş çıktıktan sonra kasetin altına çarpmasından oluşur. Buraya silikon bir bant uygularsanız çarpma sesini kesersiniz

İp bırakma dilinin mümkün olduğu kadar az çapariz vermesi lazım. Tüfeğiniz makaralı ise makara önü veya arkasından ziyade, gövde yanı daha uygun. Kısa makarasız tüfeklerde altta olabilir sorun yok.

Tüm bu malzemelerin 316 NiCr dan yapılmış ve polisajdan geçirilmiş olması gerekiyor.

 
Makaralar

Makaralarda, sıkma parçası önemlidir. Belirli zorlamalarda bu parçanın kendiliğinden açılması ve makaranın ipi sağmasına imkan vermesi gerekir. Örnekliyelim. Taşaltında avlanıyorsunuz şiş takıldı. Bu gibi durumlarda çoğunlukla apnea sürelerinizin sonlarına gelmiş olursunuz. Tüfeğinizi bırakmadan satha çıkmaya başladınız. Biraz da acele ediyorsunuz, makara bırakmıyor. Sıkma düğmesini arayıp bulmak ve gevşetmek yerine tüfeğinizi bırakır, satha çıktıktan sonra da aşağılarda arayıp bulmanız gerekir. Akıntı varsa iş daha da zor. Büyük balık vurdunuz açığa kuvvetle çekiyor. Aynı şekilde düğmeyi bulup gevşetmek zordur. Ya av öncesinden gevşek bırakacaksınız ya da makaranızın dizaynı buna uygun olacak.

Makara gövdeleri ipi yıpratmamalıdır. Özellikle yanaklar, her açış ve sarışınızda ipe sürtünür. İp yük altında ve gerginse sürtünme daha şiddetli olacaktır. Bir kaç sefer sonra ipiniz tüylenmeye ve yıpranmaya başlar. Basit çalışan ve ip rehberleri olan makaraları tercih edin. Delrin veya polyamide gibi çapaksız kolay işlenen malzemelerden yapılmış olsunlar.

 
Lastikler ve palamutlar

Çevirme veya kaplinli olsun doğru çap ve boy, avlanma performansını doğrudan etkiler.

Tüfeklerden bahsederken, şu marka tüfek iyi atıyor, bu marka tüfekle hep karavana atıyorum gibi tabirler kullanılır. Halbuki, bunların tüfeğin markası ile yakından uzaktan alakası yoktur.

Boruda veya şişte çarpıklık yoksa, şiş ve lastikler doğru oranlanmış ve seçilmiş ise her marka tüfekle aynı atarsınız.Sonuç olarak hedefle aranızda olsa olsa 4 metre vardır.

Söz konusu yivli atıcılık olsa ki bugün 1000 yarda (914 mt) yarışları yapılmaktadır, bu mesafede 25 cm grupmanlar yapan mükemmel atıcılar var. Bu durumda anlatacak çok şey, üzerinde durulacak çok parametre var.

Bu 4 metre için dikkat edilmesi gereken sadece şiş çap ve boyu ile lastik çap ve boyu var.

Lastikler için prensip mümkün olduğu kadar kısa kullanmaktır. Burada amaç lastiğin şişi olabildiğince geç bırakması yani uzun sürmesidir. Tabi ki kısa lastiğin de bir limiti var. Birincisi lastiklerinizi yardım almadan kendi başınıza kurabilmelisiniz. Aksi durumlarda partnersiz kalırsınız. İkincisi lastiğin sağlıklı gerilme katsayısıdır. Ne kadar ince ise o kadar kısaltabiliriz ama gerilip bırakıldığında aynı boya gelmiyorsa sorunludur. İyi lastiğin gerilirken yüklendiği enerjiyi olduğu gibi geri verir. Lastik imalatında doğal ve suni kauçuk

kullanılıyor. Tuza ve uv ye dayanıklılığı arttırmak için ince bir tabaka siyah suni kauçuk ile kaplanmış olanlar daha uzun ömürlü.

Lastik boylarını bulmak için basit bir formül var:
18-19 mm lastik için, gövde boyunu 3,5 e bölün.
15-16 mm için 3,6 ya bölün.

Çevirme lastik yapıyorsanız bulduğunuzu 2 ile çarpın. Örnek;

100 cm açık kafalı tüfeğimiz için 19mm lastik yapacağız.
100/3,5= 28,5
28,5x2=57 cm

Bu boya tüfeğin gövde kalınlığı olarak 3 cm ilave edebilirsiniz.

Çift lastik kullanacaksanız, ilk dikene takacağınız daha kısa olacaktır. Onu da bulmak için iki diken arasını ölçüp 3,5 e bölün. Kabaca ilk lastiğimiz 57cm ikincisi 60 cm olacaktır.

Bu ölçüler genel ortalamadır. Kendinize göre bir kaç denemeden sonra doğru boyları bulabilirsiniz.

Önemli nokta ister boğma lastik ister kaplinli lastik olsun, ölçüleri lastiğin çalıştığı yerden alın.

Boğma lastikte sıkma ipinden sonraki bölüm çalışır. Kaplinli lastiklerde, kaplinin faturasından sonraki kısım çalışır.

Bu çizgiden ölçü alın.
 
Ahşap tüfek kullanıyorsanız kaplinli metal palamutlar gövdeye, özellikle şiş kanalına zarar verir. Sessizlik avantajı için de ip palamut tercih edin. İp palamutları boğma lastikle kullanacaksınız. Kasalı boğma lastik yaparsanız, av sırasında aşınarak kopabilecek ip palamutu hemen değiştirebilirsiniz. İp palamutun uçları lastik içinde ise, koptuğu zaman lastiği değiştirmeniz gerekiyor.

Çelik tel palamutlar, çentiğe gelen kırılma noktasından tel tel kopabiliyor.

Çentikli şişlerde metal palamutlar, gül dikeni şişlerde ip palamutlar kullanın.

Şişler

6-7 mm arasında şiş seçme imkanınız var. Şişler inceldikçe üzerlerinde taşıdıkları enerji de azalır. Aynı tüfekle attığınız 6,5mm şiş 7mm şişe göre daha az delecektir. Buna karşılık, ince şişin yüzeyi daha az olduğu için su içindeki sürtünme katsayısı daha azdır. Bu da daha hızlı ve düz bir uçuş yolu demektir. İnce şişin boyu uzadıkça vibrasyonu da artar. Bu parametreler arasında en doğru şişi ancak ava ve tüfek boyuna göre seçebiliriz. Ortalama 6,5mm şiş her boy tüfek için uygundur. Çok büyük açık su avlarında 10mm kadar şişler kullanılıyor.

Tüfekler konusunu kapatmadan önce kendinize en uygun malzemeyi satın almanızı tekrar hatırlatmak isterim. Bunun için belirli kuralları göz ardı etmeyin.

Becerilerinizi ve ne yapabildiğinizi iyi bilin ve değerlendirin.

Her zaman basit ve kullanışlı malzemeleri tercih edin.
Bilginize güvenin ve araştırın.
 
Makaralar ve şiş ipi konusunda önemli bir ilave yapmak istiyorum.

Makaramız, taşaltında avlanırken, vurulan balığın sonraki dalışlarda alınması veya şişin takılması gibi durumlarda, açık suda avlanırken kötü yerinden vurulup yırtabilecek olan veya güçlü büyük balıkların idare edilmesine yardımcı olacak çok hayati bir ekipmandır. Kalınlaştıkça makaranız daha az alacağı için çok kalın ipe gerek yok. 1,8mm sağlam örme ip yeterlidir.

Şişin giderken makarayı da sağacağı gibi bir kanı var.
Bu kesinlikle yanlıştır.

Makara her zaman sıkılı olmalıdır. İyi dizayn edilmişse belirli bir zorlamada kaloma verecektir.

Şişin gideceği son nokta şiş ipinin uzunluğuna bağlıdır.

Örneğin 100 cm bir tüfek için kol boyunu hesap etmezseniz, gövde + şiş ipi(3 x gövde) + şiş formülü bize 5,5 mt gibi iddialı bir mesafe verir. Kolunuzu ileri uzattığınız da 6 mt. olacaktır.

Bu mesafelere atış yapmayı pek doğru bulmuyorum. İsabet ihtimaliniz azalır, azalması bir yana isabet ettirebilseniz dahi şiş üzerinde kalan enerji avı geçmeye ve kelebeğin açılmasına yetmeyebilir. Balık biraz kalınsa üzüntü olur.

Sualtı avcılığında, tüfeğinizin menzilini arttırmak yerine, tekniğinizi geliştirerek balığa yaklaşmayı veya onun size yaklaşmasını sağlayın.

Bu felsefeyi benimserseniz, daha sessiz, suya daha uyumlu, daha dingin, daha deniz gibi olur, doğru yolda bir basamak daha çıkmış olursunuz.

Jak Boeno
Gönder