Değerli YABAN dostları, av malzemeleri arasında elime geçen babadan kalma eski kile (ölçek) geçmişten kulağımda çınlayan birkaç söz yazımın iskeletinde sanki bir omurga oluşturdu.
Avcılığımın güzel ve zevkli yılları, güzel av yapan kırma bir setterim babamdan kalma Rus çiftemle avcılığımı geliştirmeye çalıştığım bir dönemdi.
Çok usta bir avcı olduğum söylenemezdi yalnız köpeğim tam bir avcı ve usta idi değerli bir dostumdan almıştık.
Köpek bir harika fakat bense o kadar kötü biraz kafamı karışıktı sanki fermada kalkan avların yüzde sekseni manke (Kaçıyor) oluyor içimi saran mutsuzluğum artık içim içime sığmaz oluyordu fişeğe kabahat, tüfeğe kabahat, araziye kabahat vesaire vesaire neden vuramıyorum ben oooof , bir gün av dönüşü yüzümden düşen bin parça eve girdim .
Rahmetli gülümsedi
- Evlat ne oldu maşallah kütüklük boşalmış avlar nerede demesi ile yerlere serilen bir boksör gibi kafamı yere eğip sonra konuşuruz ben yorgunum cevabı av dönüşlerinde olağan hale gelmişti.
Aynı cevabı verdiğim bir av dönüşünde rahmetli seslendi
-Evlaaat ..!
Efendim baba gel şöyle bakalım oturdum hayır oturma fişeklerini bir getir bakalım umutsuz bir halde kütüklüğü getirdim.
Boşalt bakalım kütüklüğü ne yapmışsın tek, tek tüm fişekleri bozdu ve baktı eee her şey tamam, birlikte fişek yapardık ve tüm tekniklerini bilirdim.
Ne idi eksik olan yarın hazır ol birlikte ava gidiyoruz dedi…
Ben umutsuz ve mıy mıy bir eda ile olur dedim.
O gece çok düşündüm...
Yarın fırçayı yerim dağda sabah erken saatlerde av merasına ulaştık. Güzel bir av günü olması dileği ile babam seslendi rastgele evlat akşam sana özel yaptığım fişekleri koy tüfeğine haaa…!
Aklım karıştı ben yattıktan sonra fişek yapmış herhalde vardır bir bildiği dedim.
Kısa bir süre sonra köpek ferma verdi bir dere içinde çok da elverişli bir ferma idi babam işaret etti iyi yüzle diye bir an aklıma geldi tüfeğin içinde babamın özel yaptığı fişekler var diye, Köpeği hafifçe dürttüm aport dedim.
Pınar çalısı içinden bir kanat sesi ki o ne be o ihtişam, yaşayan avcılar çok iyi bilir.
Vıcak vıcak sesi ve bir yoz keklik ki Allah be …!
Demen keyfime gari...
Keklik kalktığı anda yüzlediğim tüfeğim ve namlunun ucunda süzdürüp çektiğim tetik kekliğin vurulup savrulması rahmetli ile göz göze geldiğimiz an yaşanası bir andı.
Ellerinden öpeyim babam..
Köpeğim kekliği getiriyor ve bende bir yandan seslendim yahu ne koydun bunun içine çok güzel bir fişek.
Gülümsedi ah be evlat sorun köpekte fişekte değil kafanda, aynı fişeği attın avcılık iyi malzeme iyi tüfek iyi yalnız konsantren kötü, sen sağını solunu dinlemekten kendi bildiğin avcılığı unutuyorsun bırak şu maymun iştahlı davranışları, sen yaptığın avı düşün kimi der az saçmalı at, kimi der çok saçmalı at senin sorunun halen bu ayrıntılarda olman.
Bak oğlum bir dirhem bir denk barut, bir dirhem üç denk saçma bu benim sana mirasım,
Var gerisine sen karar ver.
Sana birde baba nasihati.
AVCILIKTA YA TOZU DUMANA KATARSIN YA DA SAĞIN, SOLUN ETKİSİNDE KALIR TOZU DUMANI YUTARSIN…
Sözü bana geçtiğimiz akşam TRT televizyon kanalında izlediğim sevgili dostum YABAN TV Genel Müdürü Melih MERİÇ yayına girecek TRT belgesel ve turizm kanalı tanıtım programında yaptığı konuşmasında baba nasihatinin ne kadar doğru olduğunu kanıtlarcasına konuşmasını yaptı, tam bir avcı gönül dostu olduğunu, televizyon yayıncılığında Doğa sporlarının ve avcılığın önemini işlemesi ayrıca YABAN TV’nin Televizyon yayıncılığında tozu dumana nasıl kattığını anlatışını ayakta alkışladım gurur duydum.
" TEBRİKLER MELİH MERİÇ "
Rahmetli Ufuk GÜLDEMİR'in emaneti YABAN TV tüm çalışanları ve katkıda bulunan dostlarıyla yaşamaya devam edecek, Son anda en dış kulvardan gelen bir yarış atı gibi diğer kanallar arasında hep potayı önde geçecektir.
Saygılarımla
Mustafa HELALPARA
EYHAF.BŞK