%100 Doğa
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş:

TÜRKİYE MAK'TAN NE BEKLİYOR

İŞTE TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN GELEN TALEP VE ÖNERİLER...

TÜRKİYE MAK'TAN NE BEKLİYOR

DEĞERLİ YABAN DOSTLARI;

MERKEZ AV KOMİSYONU TOPLANDI. YABAN TV, BU TOPLANTI ÖNCESİ SİZ YABAN DOSTLARI'NIN BU TOPLANTIYA İLİŞKİN GÖRÜŞ, ÖNERİ VE TAVSİYELERİNİ SORDU. TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN BÜYÜK BİR KATILIM OLDU. YABAN TV, BU GÖRÜŞLERİ BİR BÜTÜN HALİNDE MAK HEYETİNE SUNULMAK ÜZERE ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NA GÖNDERDİ.


MAK HEYETİNİN, TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN GELEN YAPICI ÖNERİLERİ DİKKATE ALMASI, TÜM TÜRK DOĞASEVER AVCILARININ BEKLENTİSİDİR.

GELEN ÇOK SAYIDAKİ ÖNERİLERE BAKILDIĞINDA ŞU HUSUSLAR ÖNE ÇIKIYOR:

1) TÜRK AVCILIĞINDA ŞU ANDAKİ EN BÜYÜK SORUN AVCILIK BELGELERİNİ ALIP, KANUNLARA, MAK KURALLARINA VE AVCILIK EĞİTİNE UYANLARLA UYMAYANLAR ARASINDA BİR FARKIN OLMAMASI. YABAN DOSTLARI, ŞU ANDAKİ SİSTEMİN BAŞTA DENETİM OLMAK ÜZERE BİR ÇOK SEBEPLE BOHÇACILIĞI TEŞVİK ETTİĞİNİ, KANUNLARI UYANLARI CEZALANDIRDIĞINI DÜŞÜNÜYOR. YABAN DOSTLARI, ETKİN DENETİM İSTİYOR.

2) AV LİMİTLERİ VE GÜN LİMİTLERİNİN MANTIKLI, UYGUNABİLİR OLMASI İSTENİYOR. AV GÜNLERİ OLARAK TESPİT EDİLEN  GÜNLERDE AVLANAMAYANLARIN, BU HAKLARINI KULLANAMAYANLARIN MAĞDUR OLDUĞU, ÖTE YANDAN LİMİT VE KURALLARA UYMAYANLARIN HERGÜN AVLANDIĞI VURGULANIYOR. LİMİTLER VE GÜNLERİN YENİDEN DÜŞÜNÜLMESİ, BÖLGELERİN ÖZELLİKLERİNE GÖRE LİMİTLENDİRME YAPILMASI, AV GÜNLERİ KISITLANACAKSA, AV YAPILACAK GÜNLERİN AVCI TARAFINDAN TERCİH EDİLMESİ TALEP EDİLİYOR.

3) SÜREK AVI KONUSUNDA TÜRKİYE'DE BÜYÜK BİR İNFİAL VAR. TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN DOMUZ POPULASYONUNUN ÇOK ARTTIĞI, ZİRAATİN BÜYÜK BİR DARBE ALDIĞI, SÜREK YAPILMADAN DOMUZ AVININ YAPILAMAYACAĞI İFADE EDİLİYOR. SÜREK AVININ SERBEST BIRAKILMASI AVCI OLSUN OLMASIN TARIMLA UĞRAŞAN TÜM İZLEYİCİLERİMİZİN TALEBİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR.

4)AVCILARIN ÖDEDİĞİ ÜCRETLER KONUSUNDA İKİ BOYUTLU ŞİKAYET VAR. BUNLARDAN BİRİ BU TUTARLARIN YÜKSEK OLDUĞU YÖNÜNDE. ÖTE YANDAN İSE YABAN DOSTLARI'NIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU VERİLEN HARÇLARIN GENEL BÜTÇEYE GİTMESİNE KARŞI ÇIKIYOR. AVCININ ÖDEDİĞİ HARÇLARIN MALİYEYE GİTMEMESİ, YABAN HAYATINA HARCANMASI İSTİYOR.

5)YERLİ KUŞLAR KONUSUNDAKİ KISITLAMALARIN BİLİMSEL POPÜLASYON TESPİTİNE GÖRE YAPILMASI TALEP EDİLİYOR. ÇİL KEKLİK İÇİN KONULAN YASAK NEDENİYLE BÜYÜK BİR POPÜLASYON YIĞILMASI OLDUĞU, BELLİ İLLERDE MUHAKKAK SURETTE SERBEST BIRAKILMASININ YABAN HAYATININ DENGESİ İÇİN ŞART OLDUĞU İFADE EDİLİYOR. ÖTE YANDAN GÖÇMEN KUŞLAR KONUSUNDA, GÖÇ YOLU ÜZERİNDEKİ ÜLKELER KADAR SERBESTİYET GETİRİLMESİ İSTENİYOR. TÜRKİYE'DE KONULAN LİMİTLERİN GÖÇ YOLU ÜZERİNDEKİ DİĞER ÜLKELERDEN DAHA KISITLAYICI OLMAMASI GEREKTİĞİ BELİRTİLİYOR. KONULAN LİMİTLERİN VE AVLANMA GÜNÜ YASAKLARININ KAÇAĞI TEŞVİK ETMEMESİ, BOHÇACILIĞA YOL AÇMAMASI İÇİN GERÇEKÇİ VERİLERE GÖRE KONULMASI YAŞAMSAL ÖNEM TAŞIYOR. AKSİ HALDE KURALLAR KAĞIT ÜZERİNDE KALIYOR, KANUNLARA UYANLAR CEZALANDIRILIRKEN, DİĞERLERİ SERBESTÇE AVLANIYOR.

6) AV AÇILIŞ VE KAPANMA GÜNLERİNİN, İKLİM VE BÖLGESEL ŞARTLARA YAPILMASI GEREKTİĞİ, BAZI BÖLGELERDE ERKEN AÇILDIĞI, BAZI BÖLGELERDE İSE ERKEN KAPANDIĞI BELİRTİLİYOR.

7) SOĞUK VE AĞIR HAVA KOŞULLARINDA,  İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİ TAKİP EDİLEREK, BU KOŞULLARIN YAŞANDIĞI YERLERLE KISITLI OLMAZ ÜZERE,  O BÖLGELERDEKİ AV VE YABAN HAYATI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İLE KONUŞULARAK AVIN GEÇİCİ SÜRELERLE KISITLANMASI YÖNÜNDE ÖNLEMLER ALINMASI TAVSİYE EDİLİYOR.

8) AVCILIK EĞİTİMİ KONUSUNDA DİLE GETİRİLEN KONULAR BİRKAÇ BAŞLIK ALTINDA. BUNLARDAN BİRİNCİSİ AVCILIK EĞİTİMİNİN YETERSİZ VE GEREKEN CİDDİYETTE OLMADIĞI YÖNÜNDE. BİR ÇOK YERDE KURSLARIN AÇILAMADIĞI, YA DA GEREKEN CİDDİYETTE OLMADIĞI İFADE EDİLİYOR. GEREKTİĞİNDE TÜRKİYE'NİN EN ÜCRA KÖŞESİNDEKİLERİN DE RAHATLIKLA BU EĞİTİMİ EN ÜST DÜZEYDE ALABİLECEĞİ ÇÖZÜMLERİN GETİRİLMESİ, EĞİTİMDE ULUSAL BİR STANDART OLMASI İSTENİYOR. AVLANMANIN ÖNÜNDEKİ BÜROKRATİK ENGELLERİN AVCI SAYISINI AZALTMADIĞI, AKSİNE KAÇAK AVCILIĞI TEŞVİK ETTİĞİ, YASALARA VE ETİĞE BAĞLI AVCILARI SOĞUTTUĞU BELİRTİLİYOR.

9) KÖY TÜZEL KİŞİLİĞİNE AVCILIKTAN GELİR KAZANDIRILMASI VE BU YOLLA HEM ETKİN DENETİM, HEM DE YABAN HAYATININ SÜREKLİLİĞİNİN ARAZİDE BULUNAN İNSANLAR ELİYLE YAPILMASI ÖNERİSİNE GENELDE SICAK BAKILIRKEN, BU UYGULAMANIN MUTLAKA ÇOK İYİ PLANLANMASI, KİŞİLERİN BULUNDUĞU BÖLGELERDE KEYİF UYGULAMAYA GİTMELERİNE YOL AÇMAMASI, KENTLİ AVCILARIN DOĞADAN YOKSUN BIRAKILMAMASI ÖZELLİKLE VURGULANIYOR.

10) YABAN HAYATI KONUSUNDA BİLİNÇLENME, DENETİM VE KORUMA İÇİN AV VE YABAN HAYATI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ, DERNEKLER VE KULÜPLERİN İŞLEVİNE VURGU YAPILIRKEN, BAKANLIĞIN MUHAKKAK SURETTE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİYLE YAKIN İLEŞİTİM İÇİNDE OLMASI, İŞBİRLİĞİ YAPMASININ YABAN HAYATININ GELECEĞİ İÇİN BÜYÜK FIRSATLAR YARATACAĞI DİLE GETİRİLİYOR.

11) BAGAJ LİMİTİNİN FİİLEN UYGULANAMADIĞI BELİRTİLEREK, DENETİMİN BU YOLLA YAPILAMADIĞI, BU UYGULAMANIN KALDIRILMASI YA DA MEVSİM BAŞINDA PUL ALINIRKEN, BU İZNİN DE UZUN SÜRELİ OLARAK VERİLMESİ ÇOK YAYGIN VE  GENEL BİR TALEP OLARAK İLETİLİYOR.

12) HER NE KADAR MAK'IN YETKİSİ DAHİLİNDE OLMASA DA, AV TÜFEĞİNİN AVCININ KULLANABİLECEĞİ BİR ALET OLDUĞU BELİRTİLEREK, AVCI OLMAYANLARA AV TÜFEĞİ İZNİNİN ASLA VERİLMEMESİ İSTENİYOR. BİLİNÇSİZ KİŞİLERE BU İZNİN VERİLMESİ NEDENİYLE BİR ÇOK YERDE YAŞANAN TATSIZ OLAYLARIN DOĞRUDAN HİÇ BİR SORGULAMA YAPILMADAN AVCILARA YÜKLENDİĞİ ŞİKAYETİ GÜNDEME GETİRİLİYOR. BU KONUDA, MAK'IN VEYA ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI İLGİLİ DİĞER BAKANLIK VE KURULUŞLARA BU TALEBİ İLETMESİ İSTENİYOR.


DEĞERLİ YABAN DOSTLARI, 

ELBETTE ÖNERİLER BUNLARLA SINIRLI DEĞİL. SİSTEMİN BAŞTAN SONRA DEĞİŞMESİNDEN, BÖLGELERİN KENDİNE HAS SORUNLARINA KADAR ÇOK SAYIDA FARKLI ÖNERİ DİKKATE GETİRİLİYOR.

BUNLARIN TAMAMINI AŞAĞIDA YAYINLADIĞIMIZ MEKTUPLARDAN OKUYABİLİRSİNİZ.

ÖNE ÇIKAN VE GENELDE SIKLIKLA DİLE GETİRİLEN BAŞLICA KONULAR BUNLAR.

18 MAYIS'TA YAPILACAK MAK TOPLANTISINDA, TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN GELEN YAPICI TALEP VE ÖNERİLERİN DİKKATE ALINMASI, TÜRK AVCILIĞININ VİZYONUNU AÇACAK VE YABAN HAYATININ SÜREKLİLİĞİNİ GERÇEKÇİ TEMELLERE OTURTACAK KARARLAR ALINMASI TÜM TÜRK DOĞASEVER AVCILARININ TALEBİ.

GÖRÜŞ VE ÖNERİLER MAK HEYETİNİN DİKKATİNE SUNULMAK ÜZERE ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NA DA GÖNDERİLDİ.


-------------------

MAK'TA DİKKATE ALINMASI İÇİN DİLE GETİRİLEN GÖRÜŞ VE ÖNERİLER:

 

 

 

 

 

DOKTOR ALİ BÜRKEV

MAK'A TAVSİYELER 

Dostlarım,bu ay Merkez Av Komisyonu toplanıyor. Aşağıda sıralayacağım ve kısa olarak gerekçelerini de yazacağım kararlar, Türk avcılığının artık çağdaşlaşması için elzem olan, Çevre ve Orman Bakanlığı'mızın yakından izlediğim olumlu çalışmalarının katkıları ile gerçekleşmesini umduğum  kararlar olacaktır.Şöyle ki:

1-Türk çiftçisini bir afet halini almış olan domuz tahribatından kurtarabilmek ve avcıların doğru dürüst domuz avı yapabilmelerini temin amacı ile sürek avları serbest bırakılmalıdır.Sürek avlarında avcılar kaza risklerini yok etmek ve diğer avcılar tarafından görünürlüğü sağlamak amacı ile oranj renkte şapka veya kolluk ve veya oranj renkte giysi ile ava iştirak etmek zorunluluğunda olmalıdır.

2-Aşağıda belirteceğim illerde çil keklik avı limit tahsis edilerek serbest bırakılmalıdır. Buna gerekçeolarak aşağıda saydığım illerde çil keklik popülasyon fazlası olmuş ve kışın nispi göçler yapan kınalı kekliklerin bahar geri dönüşlerinde alışık oldukları bölgelerde çil kekliğin baskın pozisyonda olması nedeni ile yeterli gelişim ve yavrulama ortamı bulamamaktadırlar; böylece bu iki keklik türleri arasında doğal denge bozulmaktadır.

Çil keklik avının serbest bırakılması gereken iller :
Ağrı,Iğdır,Kars,Tunceli,Erzincan,Erzurum,Elazığ ve Sivas olarak sınırlandırılmalıdır.

3-Yukarıda isimleri zikredilen illerde ava giden ve bu iller dışından adı geçen illere kınalı keklik avına giden avcılara bir av sezonunda bir defaya mahsus olmak üzere toplam 20 adet keklik avlamaları müsaadesi belirlenecek limit fazlası kekliğin beheri başına belli bir ücret tespiti ile avlanma serbest bırakılmalıdır.

4-Bıldırcın avı 15 Eylül-15 ekim arasında haftada yedi gün olarak serbest bırakılmalıdır.

5-Çulluk avı 29 Ekim-31 Aralık arasında haftada yedi gün olarak serbest olmalıdır.

6-Kışın uzun süren karlı ve buzlu hava şartlarında avcılık iller belirtilerek (bölgeler değil) kısa süreli yasaklar olarak MAK'ın olağanüstü toplanması sonucu yasaklayıcı kararlar alınabilmelidir.

7-Bu gibi kış şartlarında Çevre ve Orman İl Müdürlükleri önderliğinde yaban hayvanlarının beslenmesi amacı ile avcı derneklerinin birlikteliğinin sağlanarak yem atma çalışmaları yapılabilmelidir.

8-Ördek avlarında gümelerin taşınabilir olması durumunda güme avcılığı serbest bırakılmalıdır.

Çağdaş ve sürdürülebilir avcılığın batı ülkelerinde olduğu gibi yurdumuzda da yapılabilmesi için 18 Mayıs Salı günü toplanacak  MAK 'ta değerli üyelerin alacakları kararlarda sağduyunun hakim olması,Türk avcılığının ileriye gidebilmesi için gereklidir.Katılacak tüm üyelere kolaylıklar ve başarılar dilerim.

XXX


ÖMER BOROVALI

BAKANLIĞA MAK ÇAĞRISI

7 gün avı açın, limit fazlasına paralı izin verin.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Av ve Yaban Hayatı Daire
Başkanlığı görevlileri, herkes bilir MAK kararları taslağını önceden istediğiniz biçimde hazırlayıp MAK toplantı günü üyelerinin önüne koyduğunuzu.  Bakanınız mı “avcılığı kısabildiğiniz kadar kısın da çevre kuruluşlarını başıma dert etmeyin” der, bilemem. (Hoş, önceki bakanlardan birinin genel müdüre böyle dediğini de o zamanki genel müdürden dinlemiştim). Ama her yaptığınızı Avrupa Birliği normlarına uydurmak gibi bir çaba içindesiniz ya, avcılığı da ona uydurun diye bir hatırlatmada bulunmak istiyorum bu çağrımla.

MAK’a sunduğunuz tasarının, bütün maddelerin tartışılmasına da esasen zaman yoktur. Türlerin av zamanları ile limitleri MAK’ın en tartışmalı maddelerini oluşturur. Avcıların taleplerine genelde ret oyu çıkar. İlgisiz federasyondan üye çağırmak gibi, istemediğiniz şekilde oylanan kararın yayınlanmaması gibi çok da dürüst olmayan oyunları geride bırakmış olun ümidindeyim. Ne de olsa, biz avcılar bütün iyi niyetimizle sizlerin, avcılığın ve yabanın geliştirilmesi için işbirliği çağrınıza inanmak durumundayız.

Daire başkanı Sayın Yaşar Türkleş’in Ocak ayında YABAN TV’de yayınlanan “Forum”da yaptığı çağrıları hepimiz hatırlıyoruz. Köy tüzel kişiliklerine, avcılık derneklerine işletmesi kendilerinde olacak av arazileri tahsis ediyordunuz ne oldu? Hiçbir yönetmeliğinizde buna açık bir kapı yok. Siz koşullarını yayınlayın, avcılara, köylülere uyarsa çok talep gelir. Bizler her türlü işbirliğine hazırız ama bakanlıktan da ciddi bir hareket görmek istiyoruz. İşte bu MAK toplantısı bunun canlı ispatıdır.

Gösterin kendinizi ve avcılar için bir şeyler yapın. Ben sizlerden beklediklerimizi gerekçeleri ile aşağıda sıralıyorum. 
Önerilerim uygulanırsa hem siz bakanlığa, hem bize yarayacaktır. Siz doğru dürüst bir iş yapmış
olacaksınız avcıyla elele, avcılarda doğru dürüst av yapacaklar, ektiklerini biçerek.
Ama her şeyden önce MAK'a başlıca önerim, katılacak avcı olmayan tüm üyelerin, o komisyonda görevlerinin
avcıya, avcılığa ve yaban hayatının geliştirilmesine hizmet olduğunun bilinci ile hareket etmeleridir.

İlgisi ve bilgisi olmayan üyelerin de avcıların görüşlerine uymalarıdır. Asil üye avcılar esasen bu bilinç içinde hareket etmektedirler ancak onlar da kendi düşüncelerinin değil, bölgelerinin temsilcisi olduklarının bilinci ile hareket edip taleplerini ona göre sunmalıdırlar.

- Limitler avcıyı kaçağa sevk edecek sayılardan makul sayılara çıkartılsın. O sayının üstünde vurandan adet başına MAK tarafından avcılarla müştereken belirlenen bir ücret alınsın. Avın yapıldığı yol üzerindeki en yakın köyün muhtarlığına makbuz karşılığında bu bedel yatırılsın. Muhtarlığın alacağı bu para köyün olsun. Yol kontrollerinde bedeli yatırılmamış fazla av için bedelin 10 katı ceza tahsil edilsin. Bu bir başlangıçtır, uygulamadaki yanlışlar ertesi yıla düzeltilir.

- Domuz sürek avı yasağı kaldırılsın. Sürek sırasında diğer yaban hayvanlarının ürktüğü gibi zırva bir gerekçe olamaz. Yasakla vatandaşın örnek avlak kiralayacağı gibi bir safsatanın da yürümediğini gördünüz. Yanlışını görüp geri adım atmak da bir erdemdir.

- Bütün dünyada olduğu gibi bütün avlar, avlanma süreleri içersinde Türkiye genelinde 7 gün serbest bırakılsın. Korkmayın kimse 7 gün ava gitmez de gidemez de. Gidebilen 3-5 kişi de zaten yasak olsa da gidiyor. Avın yönetimini avcılara yükleyin. Kontrolünü bakanlık olarak avcılarla birlikte yapın.

Avcılara sorumluluk verin. Öyle fahri müfettişlikle falan değil. Muhbirler ordusu yetiştirmeyin. Av avcının olursa koruma duygusu da gelişir. Kimsenin olmayan avı kim neden korusun, siz öyle istiyorsunuz diye. Avcının parasını isterken siz bakanlık olarak ne veriyorsunuz?

- Çil avı da yukarıdaki şartlarla serbest bırakılsın. Ağrı, Kars, Iğdır, Erzurum, Erzincan, Sivas, ve diğer varlığı bilinen illerde Çil popülasyonu çok artmış durumdadır. Meraklısı avcılar yıllardır yasak olmasına rağmen gidip Çil avını yapmaktadır.  Kaldırın bu manasız yasakları.

- Ördek güme avcılığı bütün dünyada serbest de bizde neden yasak? Gece avlanma yasağına uyularak ve limitler dahilinde kalarak güme avcılığının serbest bırakılsın.

- Doğaya Keklik, Sülün salan avlayabilsin; Pek çok dernek ve kişi üreticilerden özellikle Keklik alıp uygun yerlerde doğaya salıyor. Aslında bu salım için bakanlıktan izin alınması gerekiyor. Salınan bu kekliklerin de vurulması yasak. Bu mesnetsiz karardan vazgeçsin Bakanlık. Salınacak Keklik sayısı, İl Orman Müdürlüğüne haber verilerek ve gözetimle yapılsın. Kekliğini salan istediği gibi vursun.

- Bagaj limiti koymak hukuku çiğnemektir. Bagaj limiti denen yasal vurulmuş avın taşınmasını kısıtlayan gayri hukuki uygulama tamamen kaldırılsın. İzin almak zorunluluğu olmadan serbest bırakılsın. Pazar akşamı avdan dönerken kimden izin alınacak? Ancak diğer bir avcının yasal olarak vurduğu avı da arkadaşına hediye etmesi durumunda onun vizeli avcılık belgesi fotokopisi ile vereceği avın taşınabilmesi serbest bırakılsın.

- Sezon içinde av yasağı; Bölgesine göre kışın, alışılagelmişin çok üstünde ağır geçmesi durumunda, avın sade ağır şartlar sürdüğü süre için, yerel avcılık derneklerinin görüşü alınarak, bu görüş yönünde, İl av komisyonu başkanı vali tarafından türüne göre yalnız o yöre için yasaklansın. Avcılık derneklerinden yemlemeye bilfiil katılım yardımı istensin. Köylerin avcılardan yukarıdaki öneri kapsamında alacakları paradan yem temin ederek yaban hayvanlarına yem bırakma zorunluluğu getirilsin. Avcının avına sahip çıkması teşvik edilsin.

- MAK tarafından İçişleri Bakanlığına çağrı yapılarak; Yivli tüfek sahibi ve geçerli avcılık belgesi sahiplerine taşıma ruhsatının tam teşekküllü hastane raporu olmadan sağlık ocaklarınca sağlık raporu verilmesine ve bulundurma ruhsatlarının süresiz olması istensin.

- MAK tarafından Maliye Bakanlığına çağrı yapılarak; Bütün dış ülkelerde olduğu gibi, yivli tüfek taşıma ve bulundurma ruhsatlarından ya hiç ya da ilk defa çıkarılırken bir kereye mahsus olarak makul bir harç alınmasına, emlak vergisinden, yıllık araba vergilerinden fazla harç alınmaması istensin. Harç kanuna göre hizmet karşılığında alınan bir paradır. Maliye bakanlığının avcılık belgesinde ne hizmeti vardır belli değil.

- Av köpeğini doğada dolaştırmak için bakanlıktan izin alınmasın; Her şeye yasak koymak ve kendine mecbur bırakmak kafasından vazgeçilsin. Av sezonu ve günleri dışında da isteyen, köpeklerini istediği merada tüfek taşımadan Orman Müdürlüğünden izin  almaksızın dolaştırabilmesi, bütün köy köpekleri, kopoyları, çoban köpekleri ve barınak köpekleri serbest dolaşıp ormanda yabanı talan ederken, cezanın şehirli köpek sahiplerine kesilmemesi,

- Av köpekleri mera yarışmaları ve imtihanları serbestçe Orman Müdürlüğünden izin alınmadan yapılsın gerekirse bilgi verilsin; Türkiye'de de çok geç kalınmış olarak başlatılan bütün dünyada yapılan, av köpekleri mera yarışmalarının ve sınavlarının  derneklerince uygun buldukları meralarda, yarışmanın yapılacağı İl Orman Müdürlüğüne 15 gün önceden bildirmek üzere, izin almaksızın uluslararası şartlar gereği, yarışmanın şartlarına göre doğaya çiftlik üretimi av salarak ve gereğinde bunları vurarak izin almaksızın yapılabilsin. Av vurulmadan yapılan mera yarışmaları ve sınavlarda, doğal av hayvanı olan meralar da yukarıdaki şartlarda kullanılabilsin. Doğaya yarışma ve imtihan için salınan Bıldırcın, Keklik, Çil, Tavşan gibi av hayvanları, esasen doğadaki yırtıcı hayvanlardan dolayı yaşayamamakta, bunun için salınmalarının Orman Bakanlığından izin alınması gerekmemektedir.

- Havalı silahlar avcılık belgesi olmadan karga ve saksağan avlanmasında kullanılabilsin

- Geleneksel Atmacacılık gibi diğer yırtıcı kuşlarla da avlanma teşvik edilsin.

Değerli avcı dostlar, benim bakanlığa çağrım böyle. Her fırsatta “biz hasım değil hısımız” gibi bir laf uyduranların bu ay yapılacak olan MAK toplantısından nasıl kararlar çıkarttığını hep birlikte göreceğiz.

Ümit edelim ki aklın yolu birdir diye çağdaş dünyanın uygulamalarını bizimkiler de uygulamaya koyar da yasakları kaldırır, avcıyı işe, kendi avına sahip çıkmaya çağırır.

Sağlıkla kalın

XXX

ALPER GÜNGÖR,

Ben Merkez Av Komisyonunda Olsaydım…

Ben Merkez Av Komisyonunda olsam, derdim ki:
Avcı arkadaşlar (temsilcileri), bohçacılar (Genellikle kırsaldaki kayıtsız tüfekli ve tüfeksiz avcılar
onlara temsilci olabilecek muhtarlar)  …, doğa elden gidiyor,av hayvanları yok oluyor, biliyorum avlanmayı, doğayı çok seviyorsunuz ama vaziyette kötü. Bana   öyle bir program yapın ki hem korumalı av yapabilesiniz hem de bizim işimizi kolaylaştırasınız.
Öyle tahmin ediyorum ki duyarlı avcılar hatta bohçacılar( para teslim edilen hırsız) bile bize en
tutarlı önerilerle gelecektir. Yasaklar kağıt üzerinde kalmayacaktır. Tutarsız yasaklar delinmeye mahkumdur domuz sürek avında olduğu gibi.

Ben Av Komisyonunda olsam..
Önce bir silah affı çıkartır bütün silahları kayıt altına alırım.Silahlarına sahip olmak isteyenleri
gerekirse (kırsalda) ayaklarına kadar gidip silah,av ve doğa kursu verip (sıkı 3 günlük kurs yeterli) avcılık yemini ettirirdim ( hatta kurana el bastırarak). Sıkıysa yeminini bozsun!! devlet yakasına yapışmazsa birde işin öbür tarafı var.

Domuz sürek avını serbest bırakırdım ammaa!! dişi domuz vurulmasını yasaklardım. Bir günde vurulacak domuz sayısını da avcı sayısı+3 veya 4 yapardım.

Her türlü avı, av öncesi bildirilebilecek merkezler oluşturup hatta internette ortamında şifre alarak kayıt altına alınabilecek bir sistem geliştirirdim. Bir şekilde kayıt altına alınmış av sonunda aynı şekilde vurulan av sayısını bildirme mecburiyeti getirirdim. Bu, istatistikler içinde çok yararlı olacaktır. Her avcıya sezona ve av  hayvanının çeşidine göre haftada 3 gün avlanma hakkı verirdim.Belli günlere zorlamaksızın. Limitleri bir evvelki yılın sonuçlarına bakıp değerlendirme yapardım.
Bu kadar iyi niyetli olmama karşin kural bozanlara çok ağir yaptırımlar uygulardım. Bohçacılıktan
vazgeçmeyenleri yakaladığım zaman silahına, arabasına el koyup çırasını yakardım.
Valla uzaktan gazel okuması kolay! Ta İsveç’ten öneriyle geliyor diyebilirsiniz. Bu iş burada aşağı
yukarı böyle yürüyor. Bende bütün samimiyetimle hem avcı oldum hem bohçacı hem de Merkez AV Komisyonu.

Ne zaman avcı oluruz? Annemin dediği gibi
Doğanın teslim edildiği hırsız olduğumuz zaman

XXX

MEHMET ORUÇ, BANDIRMA/BALIKESİR

Saygıdeğer M.A. K. Üyeleri,
            Değerli zamanınızı almamak adına konuya hemen girmek istiyorum. Kendimi şu başlıklar altında
anlatmaya çalışacağım.

1-     İlçeleri bir avcı derneği temsil etmeli, ilçeleri de illerdeki kulüpler temsil etmeli.
2-     Avcılık bu derneklere bırakılmalı. Devlet sadece denetlemeli.
3-     Av sezonu bilimsel çalışmaların sonucu açılıp, kapanmalı.
4-     Kulüplerin yetkisine verilen avcılık sistemi av hayvanlarından zarar gören mağdurlar için sigorta
fonu oluşturulup, mağdurların zararını karşılamalı.
5-     Av belirli günler değil, haftanın her günü serbest olmalı.
6-     Denetimler çok daha sıklaşıp, etkin hale gelmeli.
7-     Tarımda biyolojik mücadele mecbur kalınmadıkça terk edilmeli
8-     İnsanlarda doğal hayat farkındalığını yaratmak için gereken her şey yapılmalı.
  Bir diğer önerim de, avcılık av meralarının bulunduğu muhtar ve muhtar heyetlerine resmi olarak
devredilmeli. Bu yolla bir çok iş kapısının açılacağına inanıyorum.
 Bence yeni bir yapılanmaya gidileceğine var olan düzende dernek, kulüp konularında değişiklik yapılarak
yeni avcı kulüplerine daha sofistike ve daha amaca uygun bir makyaj yapılırsa bu sistem gayet güzel işler.
 Bir de benim yaşadığım Balıkesir ‘de av sezonu çok erken açılıyor. Daha üveyikler kuluçkadan çıkar
çıkmaz avlanmaya başlanıyor maalesef. Burası için Ağustosun son haftasından önce en azından üveyik sezonu açılmamalı.
 Sizlerden ilk isteyeceğim şey aslında denetimdir.  Günümüzde hala farla tavşan ve çulluk avı yapılıyor
maalesef. İnsanlarda bir farkındalık yaratmamız gerek. Doğanın yok olduğu gerçeği. Hala ovalarda bıldırcın teypleri sabahlara kadar yerli bıldırcını katliam sabahına çağırıyor.

 Av sahalarında o kadar çok yasadışı kaçak katliam ve katliamcı varkii… Kolluk güçleri de ancak yazılı şikâyetlere cevap verebiliyor. Oda o kadar zor ki. Av merasındayız karakola gidip dilekçe yazmamız lazım ki müdahale edilsin. Telefonla anında ihbarımızda çoğu zaman sonuçsuz kalıyor. Eğer denetimler sık ve yıldırıcı olursa YABAN TV’nin dediği gibi doğayı bu bohçacılardan kurtarabiliriz.

Ekstrem hava şartlarında yasakları sonuna kadar destekliyoruz.  Ama doğal faunadaki sıkıntıları da çözmenizi bekliyoruz. Keklik popülâsyonu azaldıysa keklik salımı mesela…  Ben çil keklik hiç görmedim mesela… Turaç… Vs. Keklik, orman tavuğu bunları görmek isterdim. 

 Tüm medeni ülkelerdeki gibi avcılık belirli günlerde değil de her gün serbest olmalı. Ben daha önce vardiyalı bir işteyken iznimin av gününe ve ava uygun hava durumuna gelmesi inanı bana kocaman bir av sezonunda bir elin parmaklarını geçmemiştir. Özgürlük ben istediğimde gidebilmektir. Bir tarafta yasaktan, kuraldan anlamayan bohçacı, diğer tarafta bizler. Ve inanın ki sınırlı gün psikolojisi şuan kendim için konuşuyorum müdürüm izin verdiği sürece çarşambaları dâhil, haftanın üç günü de gidiyorum, sanki kaçırıyorum gibi sezon bitecekmiş psikolojisinde olan birçok arkadaşım var. Hâlbuki her gün açık olsa sadece hafta sonu beklide haftada ancak bir gün gidebilirdim.
 Neyse ki hastane vardiyalarından kurtulup, Tarım Müdürlüğüne geçtiğimde en azından bol bol meralarda
gezer olmuştum. Ama o günde doğayı elbirliğiyle zehirlediğimizi öğrendiğim gün oldu.

Biyolojik mücadele yapılmalı. İstanbul’daki ormanları meşe böceğinden sülün, buğdayları süneden yazın çil keklikler, kışın konaklama yaptığında da kınalı keklikler popülasyonlarını ilaç kalıntısız baskılayabilirler.

 Çiftçiye bahçe mi tarla mı yiyor diye domuza ayıya tüfek attırmamalıyız. Aslında sadece çiftçiye değil de herkese ulusal bir hazine olduklarını kabullendirmeliyiz.
 Kulüplerin yetkisine devredilen avcılık sistemi av hayvanlarından zarar gören mağdurlar için sigorta
fonu oluşturup mağdurların zararını karşılamalı. Eminim ki çiftçi topla tüfekle değil de Avrupa da ki gibi anlayışla karşılayacaktır bu durumu. O karaca ve geyikleri her türden canlıyı o ekin tarlalarında görünce inanın imreniyorum. Neden bizde de olmasın?

 Tüm avcı camiasına yeni sezonda kazasız ve bereketli bol avlı günler geçirmelerini dilerim.
 

XXX

 

BEHÇET ÖZMEN

Sevgili YABAN TV çalışanları tabi ki isteklerimiz çok. Ama ne kadarı olur, bunu bilemiyoruz. Ama yine de yazmakta yarar var. 
1. Her zaman papağan gibi tekrarladığımız ama olmayan birşeyi; göç hayvanlarının avının haftanın 7 günü
serbest olması
2. Sürek avının serbest bırakılması
3. Güme avcılığının üzerinde durmalarını gerçekten çok istiyorum. Güme de olupta neslini kurutan insan
daha görmedim.
4. ava kapalı yerlerde yaban hayatı yerleştirme yapılan yerlerde çalışmaların iyi yapılmadığı salınan
hayvanların daha o akşam     vahşi hayvanlar tarafından telef edildiğini çok kez gördük ve yaşadık. bu çalışmaların daha ciddi ve profesyonelce  yapılmasını   istiyorum.
5. av günlerinin serbest bırakılması, limitlerin aşılması halinde bunun bedele dönüştürülmesinin kaçak
avcılığın birazda olsa azalacağını düşünüyorum.
6. trakya da ördek avı yapılacak tek yer var. ipsala karpuzluda ki gala gölü. bunun her sene belli bir
kısmının ava açılmasını istiyorum.  M.A.K tan tek istediğim birazda bizim tarafımızdan bakmaları. bizler düşman değiliz. aynı vatanda yaşıyoruz. katil hiç değiliz.  
7. ağır geçen kış şartlarında gelip biz avcılardan yardım isteyecekler. onlar bizim istediklerimizi
yapacaklar, bizlerde onların istediklerini yapacağız.
8. trakya da yazın üveyik ve bıldırcından başka avlanacak hayvan yok gibi. ben 35 yaşındayım daha ne
kekliğe nede çil e tüfek bile kaldırmadım.
  sevgili M.A.K daki abilerime soruyorum. trakya da çil'i, kekliği bizmi bitirdik yoksa tarım ilaçlarımı
bitirdi. lütfen rica ediyorum bizimle değilde   tarım ilaçlarıylada bizimle uğraştığınız kadar uğraşın. inanıyorum ki çok başarılı olunacaktır. belki bizden sonra çocuklarımız çil avlarlar.
9. SEVGİLİ  M.A.K.ÜYELERİ BİR DEFADA AVCILARA ŞANS VERİN. AVCILARLA BERABER İŞ BİRLİĞİ YAPIN. KAÇAĞI
ÖNLEYELİM, İŞBİRLİĞİ  YAPALIM.                         

 XXXX

 HÜSEYİN SEVER, MUĞLA MİLAS

15 seneden beri avcılık yapmaktayım.devletimizin av kanunu ile ilgili çıkardığı bütün kanunlara itiraz etmeden harfiyen yerine getirmiş birisi olarak dilimin döndüğünce birkaç birşeyler yazmak istiyorum.

YABAN TV’ye bize bu fırsatı verdiğinden dolayı teşekkür ederim.
1- Avcılıkla ilgili kararlar alınırken nedense avcılıkla ilgisi olmayan kişiler toplantıda bulunuyor.
Oysa MAK’ın başında bu işlerin duayenleri bulunsa.
2- Bu kadar yasakla biryerlere varılamayacağının farkına vardılar mı acaba. 15 milyon avcı var. Pul
alan, resmi olarak avlanan avcı sayısı 70-80 bin. Demek ki bir yerlerde hata yapılmakta. Bu vize harcı ilk çıktığında bir sefer alınacaktı. Şimdi her sene. Hadi verelim bize geri dönecek dediler. Bakıyoruz avcılıkla ilgili yapılan tek birşey görmüyoruz. Köylü hergün avda. Yasak yok ama biz şehirlilere var.
3-İliçi ve ildışı olmak üzere avlanma pullarını ayırdınız. Bunu hangi zihniyete dayanarak yaptınız.
Yurdumun güzel insanlarını niçin bölüyorsunuz. Burası  Amerika mı eyaletler mi var.  Bir örnek vereyim. Ben Milastayım. Fethiye veya Datça bana 170 km.  Söke 50 km.  Sökeye gideceğim 85 tl, 170 km gideceğim 45 tl. nasıl bir iş bu.  pulu ortalama birşey yapın 70 tl gibi ama insanları bölmeyin. Ben bu işleri yanlış buluyorum.
4- Avlanma günleri hakkındada birkaç şey söylemek istiyorum. Ben hep kendimden büyük nerdeyse dede
diyebileceğim insanlarla ama gittim. Onların av doğa tabiat sevgisini aldım. Eskiden yasak yokmuş ama daha çok kuş olduğunu anlatırlar. Şimdi yasak var haftanın üç günü herşeyimiz tamam ama av yok sadece bu bölgede tavşan keklik var. Bıldıcın gelmez,çulluk gelmez. Sulak alanlar kapalı biz nereye gideceğiz. Bafa gölü tabiat parkı , Tuzla sulak alanı yasak bizler nereye gidelim. Dağa gidiyoruz bir av merasında 40-50 kişi neden çünkü herkeş şartlı cumartesi-Pazar. Ama haftanın hergünü açık olsa bu yoğunlaşma azalacak. Sanki her gün ava açık olsa insanlar ava gidebilecek mi bu ekonomik şartlarda? Bu ülkede asgari ücret 550 tl. insanlar kendi rızıklarından kesip pullarını almakta. Bu gözardı edilmemeli.
5- Domuz avı süreksiz olmaz. Bu bütün diğer ülkelerde aynı. Ektiğimiz ürünlerin yarısını domuza
yediriyoruz. E  neymiş sürek avı yasak. Sürek avı olmadan domuz avı olmaz. Geçenlerde sanayiide oturuyorum. Haftanın üç dört günü kazalı araba gelmekte diyor arkadaşlar. Ne oldu ? Domuz sürüsü çıkıverdi, domuz popilasyonu arttı, buna da bir çözüm getirsinler.

XXXX

ATINÇ DEHNİOĞLU
Sevgili YABAN yöneticileri; benim dile getirmek istediğim av silahlarının sadece avcılara verilmesi
hakkındadır.  Yeni yasayla nasıl avcı ruhsatımız olmadan avlanamıyorsak av silahlarınında sadece av silahı ruhsatıyla verilmesi lazım. Köylerde her evde en kötü tek kırma var ve avcı ruhsatına avlanma puluna ihtiyacı yok. Hatta ava yasak olan bölgedeki köylerin canına minnet çünkü yakalamak mümkün değil.  Geçen sene altınözü ve yayladağı (hatay) bölgelerinde keklik salımı yapıldı. Ava yasak bölge olmasına rağmen köylüler bayram etti kanatimce. Avsilahı almak isteyene veya av silahı ruhsatı olana  avcı ruhsatı alma mecburiyeti getirilirse avlanma gün kısıtlamasından da bohçacılardan da kurtuluruz.

Bana göre MAK avcıların hergün doğaya çıkmasını ister. Bence onlar da avcının doğaya zarardan çok fayda vermek istediğini bilir. Avı doğayı koruyalım derken sadece avcıyı mahrum bırakıyorlar. Bence bohçacıları cezalandıralım. Verilmiş haketmedikleri haklarını alalım  saygılarımla.

XXX

KAYA GİRAY
1) Bütün bölgelerimizde av hayvanları bakımından geniş kapsamlı bir sayım yapılmalı  ve buna göre
avlanacak günlük ve yıllık hayvan adedi belirlenmeli
2)Avlaklara giriş ve çıkışlar denetim altına alınarak kaçak avcının veya limitleri aşanların önüne
geçilmeli. Hem bu şekilde o avlakta o sene içinde kaç hayvan avlandığı belirlenerek popülasyon bir nebze de olsa kontrol altında tutulmalı
3)Özellikle batı bölgelerimizdeki bir çok avlakta keklik ve tavşan popülasyonu bitmenin eşiğine
gelmiştir. Bu alanlar belirlenip hala doğal bireyler bulunan bölgelerde av yasaklanıp başka doğal alanlardan yakalama keklik getirilerek buralarda doğaya salınmalı. Popülasyonun tamamen tükendiği alanlarda ise kuş yetiştirilip salınmalı.
4)Avlakların denetimi kulüplere devredilmeli ve bu kulüplerin gereği gibi çalışıp çalışmadığı devlet
tarafından belirli dönemlerde gizli bir şekilde denetlenmeli
5) 1 av gününde 1 avlakta avlanacak avcı sayısı avlak alanının genişliğine göre önceden belirlenmeli ve
avlanacak avcılar kulübe müracat ederek önceden o avlakta avlanacaklarını ve avlağa kaç kişi gireceklerini bildirmeli. Kulüp tarafından da avcılara o avlakta 1 günde ne kadar av vurabilecekleri bildirilmeli
6) Avcılık lisans kursları daha uzun ve eleyici olmalı teorik bilgilerin insanların kafasında
yerleşebilmesi için tatbiki dersler eklenmeli

XXX

SERHAT TÜREL, İZMİR ALAÇATI

Alaçatı Avcılar ve Atıcılar kulüp başkanıyım.
Sizlere kulübüm yönetim kurulu ve üyelerimiz adına sesleniyorum.
Bizim MAK kararları ile ilgili en büyük sıkıntımız bölgemizi yasaklarla ayırmak. Beldemiz İzmir Çeşme
yarımadasındadır. 3 yıldır yasak bölge uygulaması uygulanmıyordu ancak geçen av döneminde MAK İzmir - çeşme otobanının güneyini ava yasakladı.Yaşadığımız yer bir yarımada olduğu için yasak bölge uygulaması ters etki yapmaktadır. Bir dönem ava yasaklanan bölge diğer dönem açılınca bütün avcılar aynı meraya hucüm ettiğinden sonucu hepiniz tahmin edersiniz. Üstelik bölgemize keklik avı açılınca izmir ve çevresinden de çok fazla avcı gelmekte çünkü meralarımız küçük çalılardan oluşmakta ve keklik avı çok kolay olmaktadır.
Ayrıca geçen av dönemi yasaklanan bölge tek sulak alanımız olduğundan ördek avına müsait tek bölge.
Kulüp üyelerimizin çoğunluğu esnaf ve orta gelirli olduğundan dış bölgelere ava gidemediğinden büyük çoğunluğu ördek avı yapamadı. Bu da tek hobisi av olan üyelerimizin hiç hoşuna gitmediği gibi avcılık belgelerini teslim etmeyi bile istediler.
Sonuç olarak bizim en çok istediğimiz Çeşme yarımadasında meraları yasaklarla ayırmadan mümkünse bütün
av dönemlerinde bölgemizin heryerinin ava açık olmasıdır (karaburun keklik üretim bölgesi hariç ).
İkinci olarak tüm Türkiye avcılarının istediği gibi tüm hafta avın serbest olması ve bazı türlerde
limitlerin yükseltilmesi yada kaldırılması.

Sesimiz olacağınıza ve MAK kurulunun sizleri dikkate alacağına inanıyorum. Çalışmalarınızda başarılar ve tüm YABAN ve avcı dostlarına Alaçatıdan selam ve sevgiler.

XXX

Aziz TARIM
Fuat YILMAZ       
Cem NAMLIOĞLU

Sn. Yetkili,
 2010 – 2011 yılı MAK Kararları hakkındaki düşüncelerimiz;

Ülkemize göç ile gelen av kuşlarının avlanılması hususundaki düşüncelerimiz;  iş yoğunluğundan dolayı ava gideceğimiz günler belirli değil .Ayrıca avın açık olan ve belirli av günlerindeki yığılmalar  olduğundan rahat ve stressiz avlanamıyoruz. Ayrıca örneğin bıldırcının göçü Cumartesi – Pazar – Çarşamba günleri olmayabilir. Göç kuşlarında avın her gün açılmasını arzu ediyoruz. ( Yerli kuşlarımız  hariç örneğin keklik , çil, sülün v.b ).
 Limitler hususundaki düşüncelerimiz;  bıldırcının en az 20 adet , üveğin 15 adet ve orman çulluğunun 8
adet olması gerekmektedir. Kış avlarından türüne göre ayarlanarak yeşil ördeğinin en az 10 adet , sakarca kazının ve Boz kazın 5’er adet olmasıdır. Bu av limitlerinin av günü ve kişi başı olması olmazsa olmazlardandır. Bizler uzak avlara gidiyoruz.

Bagaj limitlerinin buna göre ayarlanmasını  naçizane fikrimizdir. 

Saygılarımızla,


XXX

AV.HALİL AYANA , BAYRAMPAŞA

Göçmen kuşlarda limitin kalkmasını,
Av sezonunun Mart’ın sonunda kapanmasını, haftanın 7 günü avın serbes olmasını  istiyoruz.
 YABAN TV YE SELAMLAR
 İYİ Kİ  VARSINIZ


XXX


Selim SEVİNÇ
LÜleburgaz/KIRKLARELİ

Merhaba,

Artık gün kısıtlamasına bir çare bulunmalı.

Vardiyalı çalışıp da  Çarşamba-Cumartesi-Pazar dışında hafta tatili olan insanlar ne zaman ava gidecek?

 Ayrıca DKMP sezonda her ay faaliyet rapor yayınlamalı, bunu da ilgili avcılık dernekleri ile yazılı veya toplantı şeklinde paylaşmalı, yani biraz iletişim. 

Saygılar

 

XXX

                                                                                                
YASİN GÜN, UŞAK

Merhaba ben Yasin GÜN, Uşaklı 21 yaşında genç bir avcıyım. İlk önce sizlere böyle bir program ve form açarak bizi desteklediğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Biz avcıların sorunları günümüz Türkiye' si ve Mak kararları ile bitmez. Bu sorunların içinde ikisine değinerek çare olmanızı bekliyorum.
1. Av ruhsatı pulu vs. almak çok zor ve pahalı. Ben işsiz, düzenli geliri olmayan bir avcıyım ve bu
yüzden dünyada en zevk aldığım yaşam tarzım seçtiğim avı yapamıyorum. Çünkü bohçacı diye nitelendirilenlerin içine giriyorum. Alsında girmiyorum dişiye yavruya ve üreme zamanına sonsuz saygım var ve asla kural dışına çıkmam.Peki neden bu ruhsat alımı bu kadar masraflı ? Neden vergiler bu kadar yüksek ve zor? Buna bir çare bulunmasını istiyorum.

2. Diyelim zar zor ruhsatı aldım peki o kadar para dökeceğimde sadece haftada 3 gün için yazık değil mi.
Kısacası av günü 7 ye çıkarılsın fakat 7 gün avlanılmasın. Nasıl olacak diyorsanız söyle bir çare
bulunabilir :
Av günü 7 ye çıkartılır fakat bir avcı bu 7 günün içinde istediği 3 gün icin avlanabilir. Bunu kontrol
etmekte basit bana göre o da şu şekilde olabilir : Ava çıkacak avcı ava çıkmadan bir gün önce orman müdürlüğüne giderek o hafta ava çıkacağı günü işaretletir ve en müsait gününde vakit derdi olmadan limitlere uyarak avlanılır.


XXX

SEYİT YILMAZ

Ben Ankara’nın Kalecik ilçesinde memurum. Şu aksaklıkları belirtmek isterim:
Ben avcılık vergisi ve pulunu veriyorum ama hiç denetime raslamadım. Ve gördüğüm tüfeği eline alan
dağda. İnanın yetkili bulamıyoruz. Şöyle düşünüyorum  vergi ve pul parasını daha aşağı çekilse belki de daha cazip hale gelecek herkes belgeli olacak.
Birde av zamanları çok kısıtlı daha geniş olmalı.
 2009 sezonunda karda av yapmadım.

XXX

ALİ FUAT ÖZGÜL , MERSİN

Buradaki bir çok avcı dostum adına yazıyorum. Ava açık günlerin 7 dün olmasını en azında birkaç gün daha verilmesini istiyoruz. Bıldırcında bagaj limitinin kalkmasını istiyoruz. Limitlerin popilasyona göre bölge bölge ayarlanmasını, bıldırcında limitlerin çoğaltılmasını istiyoruz.
Avlanma harçlarının makul bir düzeye getirilmesini ve bu ödenen paralarımızın bize geri dönmesini üretim
için kullanılmasını istiyoruz.
Bir avuç su biriken, içine iki tane meke bir ördeğin konduğu her arazinin milli park  koruma alanı
yapılmamasını istiyoruz. Koruma alanı yada milli parklarda göçmen kuşların kontrollü avlatılmasını istiyoruz. Böylece avcı da bu alanların korumacısı olabilir. Kim kendi mekanına sahip çıkmaz ki…
Yetkililerin yasakladığı yerlerdeki ördek kaz vs. bunların sınır komşularımızda haftada 7 gün limitsiz
avlandığını göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

XXX

İDRİS NEBİ ÇAKA  

Merhaba!
1.Türkiye'de neden avcılık 3 gün?
2.Neden Avrupa'da 7 gün serbest?
3.Merkez av komisyonundaki üyelere neden avcı üyesi az alınıyor?
 Bu işle ilgili olmayan, ehli olmayan kişilerin bu komisyonda bulunma sebeplerini özel olarak merak
etmekteyim.
 Kişisel görüşüm avcılık günleri kısıtlandıkça (3 gün) avlanma süresinde avcılar doyuma
ulaşmadıklarından  bilinçsiz avlanmanın önüne geçilemeyecektir.
 Peşin Teşekkürlerimle!


XXX

BÜLENT  SOLAKOĞLU

Türkiyedeki av hayvanlarının sayıları o kadar yüksek sayılarda değildir... Hangi türün avlanmasının serbest hangisinin yasak olacağına da MAK karar verir sanrım.. Ama benim görüşüm bütün türlerin avlanmaması çoğalmalarına izin verilmesidir..
Gelecekte potansiyel av rezervi olması açısından bu gereklidir..Bırakın şöyle bi iyice artsınlar..Ayrıca
av hayvanları sadece bizim için değil doğal dengenin de bir parçası oldukları için rahat bırakılmalılar..
Bunu şu açıdan belirtiyorum..Özellikle büyük memeli hayvanlara dokunulmamalı..Çünkü ülkemizde artık
şöyle çalışmalar yapılmalı...Yani nesli tükenen türleri geri kazandırma...Özellikle İran leoparı,İran çitası ve belkide Asya aslanı...Bu türlerden İran leoparının anadolu leoparından hiçbir farkı olmadığı bilimadamlarınca açıklandı..Hiçbir genetik fark yok sadece o bölgede yaşamını sürdürdüğü için İran leoparı deniliyor..Şimdi bu sözünü ettiğim türler için belli bölgeleri bu türlerin yaşamı için rezerv bölgesi olarak belirlenmesi gerekiyor..Buda  bölgenin otobur memelilerini koruyarak yada o bölgeye (burası doğal özelliğini kaybetmemiş ormanlık ama av hayvanı açısından boş bir bölgede olabilir)otobur memeli naklederek mümkün olabilir..Bakınız benzer projeleri arap ülkeleri dahi gerçekleştiriyor ve başarıyor..Biz neden başarmayalım..Örneğin pala boynuzlu ceylan  oryx gazella ve toy kuşu projelerini suudi arabistan dediğim gibi yaparak başarılı oldu..Yani nesli tükenen türlerini diğer ülkeler daha önce alıp çoğalttığı için şanslı bu konuda tabi..Aynı şekilde bizimde çitalarımız ve leoparlarımız İranda korunuyor Aslanlarımız Hindistanda korunuyor..Bizler onlar için ükemizde yaşam alanları yaratamayacak mıyız.. Bu konu çok önemli bütün avcı abilerimden ve onların sanayici işadamları çevrelerinden biraraya gelerek konuyu Çevre ve Orman bakanlığına ve gerekli diğer mercilere ileterek gelecekte ülkemizde efsane olmuş büyük kedilerimizi yeniden yaşatmayı başarabilmiş bir ülke olarak doğa tarihine adımızı yazdırmak...Doğaya olan borcumuzu bu şekilde ödeyerek hem de ülkemizde gerçek anlamda safari turizminin oturması ve bunun yan sektörlerine ve ülkemiz turizm gelirlerine katkı sağlaması kadar muhteşem bi şey olabilir mi...Hindistanda İran çitası projesi uygulamasına başlayacakmış...Şimdi biz de ülkemiz hayvanat bahçelerindeki bulunan bir kaç İran leoparıyla bu işe aşlayabiliriz...Saygılar...

 XXX

YASAR TÜRKER

Sayın YABAN TV yöneticisi, 
MAK kararlarına bilmem etkili olur mu biz avcıların tavsiyesi ancak
sizleri tebrik ederim böyle bir düşüncenizden dolayı;

Şimdiye kadar alınan MAK kararlarını beğensek de beğenmesek de çoğu kararlara katılıyorum.
Ancak avdönemi  içinde hava şartlarından dolayı avın tüm bölgelerde kapatılmasına karşıyım.
Böyle bir durum hasıl olduğunda avın bölgesel olarak ele alınıp uygulanması görüşünü benimsiyorum (doğu
anadolu kış şartları ile ege bölgesi kış şartları).  Av döneminde vergisini yatırmış her türlü şartları yerine getiren ve denetimleri yapılan şehir avcısı kadar köy avcılarının da bu denetimlere uyması konusunda daha önleyici tedbirlerin alınması,  Ve av günlerinin çarşamba , cumartesi ve pazar günleri olarak gene aynen sınırlandırılmasını doğru buluyoruz.
 Biz Ankaralı avcılar olarak doğru dürüst Kulu ilçesi Kozanlı nahiyesine ördek avına gitmekte iken
nedense bu mevki 3 yıldır ava yasaklanmıştır. Bu yerin 2010-2011 av sezonunda avlanmaya açılması için gerekli çabanızı gösterirseniz biz avcılar memnun kalacağız.
Şimdiden çalışmalarınız için sizlere teşekkür ederiz

XXXX                                 

AHMET ŞÜKRÜ SUSUZ

Artık MAK yeni sezonda yaban domuzu avında sürek ve köpekli avı serbest bıraksın. Zaten  her yer domuz, çok fazla zarar veriyor tarlalara, bağlara. Etkin avlanma yöntemi lazım.

Ayrıca Orman Bakanliğinin yaptığı avlak çalısmasi ve avlaklari kluplere verip avcilara para karsiligi avlandirilmasina karsiyim.
Yillardir Turk Avcilarinin maddi  ve manevi somuruldugu yeter. Birilerinin pastadan pay almasi icin
duzenleme yapilmasin.
Saygilarimla,

XXX


BURAK SÖZEY

Sayın YABAN TV yetkilileri öncelikle böyle avcıların da sesini duyurabileceği bir kampanya başlattığınız için size çok teşekkür ederim... Ben İnönü Üniversitesinde öğrenciyim, Balıkesir'liyim... Bu işe gönül verdik bir kere...
Bende sizin aracılığınızla MAK Kararları hakkında birşeyler söylemek istiyorum...
Bildiğiniz gibi avcılık belgesi almak kolay birşey değil. Halk Eğitim Merkezleri tarafından açılan
kurslara katılmak gerekiyor. Bu kurslara katılmak da yetmiyor.. Her sene belgenin vizesinin yaptırılması adı altında bir miktar para ödemek gerekiyor... Ülkemizde bu parayı ödeyemeyecek durumda olan birçok avlanmaya çalışan yurttaşımızın olduğu malum.. Peki ne oluyor hal böyle olunca ? Kaçak avcılık baş gösteriyor.. Adam Vize parasını ödeyemiyor, bir şekilde de kurtlarını dökmesi lazım kaçak olarak ava gitmeye başlıyor... Tabi ki kaçak avcılıkla mücadele eden kurumlar var ama bu bir çözüm değildir.. Bunun yerine vergiler biraz indirilerek avcıların tezkere almaya teşvik edilmesi gerekirken, MAK her sene bu miktarı artırıyor...
Memleketimin konumu gereği göç kuşlarının yolu üzerinde... Örneğin çarşamba gecesi göç bıldırcın
düşüyor. Perşembe av yasak olduğu için bekliyoruz çaresiz. Cumartesi sabah erkenden gidiyoruz bakıyoruz ki göç bıldırcından eser yok... Göç hayvanıdır bunlar belli mi olur ne gün geleceği? Bıldırcın ve üveyik avı 1 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında hergün serbest olmalıdır.. Çulluk avı 1 Kasım-1 Ocak tarihleri arasında hergün serbest olmalıdır... Ördek avı, belli olmuyor bu hayvanın ne zaman geleceği? Göç kuşudur. Avının yedi güne çıkarılması lazım. Birçok Avrupa ülkesinde avlanmak hergün serbestken neden bizim ülkemizde böle sınırlandırma var?
Bu konulara acil çözüm bulunmalı diye düşünüorum.

Bu seneki MAK kararlarından geçen seneye göre daha umutluyum... İnşallah YABAN TV sayesinde avcıların görüşlerini de göz ardı etmezler... Teşekkürler YABAN TV


XXX

NECATİ SÜHEYL BÜYÜKSAVAŞ

Ben istanbul fatih avcılar derneği eski başkanlarından Necati Süheyl Büyüksavaş. Biz avcılara durup dinlenmeden 24 saat hizmet veren YABAN TV ailesine kucak dolusu sevgi, saygı ve teşekkürler..
                           MAKTAN BEKLENTİLERİM

1-MAK’ın başına av camiasının sevilen, sayılan duayen bir avcının başa geçmesi yönetiminde olan diğer kişilerinde avcılık yapan kişilerden olması
2-Marmara bölgesinde avın (1)eylül'de açılması (nedeni) bıldırcın ve üveyik geç yavru çıkardıklarından
çok küçük tüylerini düzmeden katlediliyorlar. Ağustos ayında av açıldığı zaman bıldırcın ve üveyik avı yapanlar zaten marmara bölgesinde yok denecek kadar az olan başta çil-keklik ve tavşanı avı açılmadan bohçacılar tarafından avlanmaktadır. Buna senelerdir şahitlik ediyoruz.

3-Diğer avların haftanın 3 günü cumartesi-pazar-çarşamba günlerinde yapılmasından yanayım. Cumartesi- pazar bagaj limitlerinin 2 günlük olmasını rica ediyorum.

4-Kaz,ördek avının martın 15'inde kış ayının uzaması durumunda mart sonuna kadar yapılmasını isterim.

 5-Kaz,ördek avı kış avı olduğundan kar yağdığı zaman lütfen avı kapatmayın. Bir de İstanbul etrafındaki gölleri lütfen ava açın..
               2011-2012 av sezonunda tüm yurt avcılarına RASTGELE...

XXX


Ahmet Burçin SEYREK
    Bozüyük / BİLECİK


Değerli büyüklerim,
Ben Bilecik ilinin Bozüyük İlçesinde özel bir fabrikada çalışmaktayım. Yaklaşık olarak 20 seneden buyana
kara avcılığını kendi çapımda amatör olarak yapmaktayım.

1999 yılından bu yana kendi tüfeğim ile MAK’ ın aldığı kurallar çerçevesinde nizami olarak avlanmaktayım. Yani sizlerin tabiri ile bohçacı değilim. 

Yayınlarınızda dediğiniz gibi MAK kararları hakkında istediğimizi yazabileceğimizi belirtmişsiniz. Bizlere böyle bir imkan sunduğunuz için sizlere çok teşekkür ederim. Benim sizler vasıtasıyla sormak istediğim sorular şunlardır:

    1-) Neden Av günleri haftada 3 gün ile sınırlı . Ben özel bir sektörde çalıştığımı yukarıda belirtmiş idim. Ben Cumartesi öğlene kadar çalıştığımdan sadece -b ir aksilik olmazsa- pazarları ava gidebiliyorum.
    2-) Avlanmak İçin Çevre orman müdürlüklerine ve vergi dairesine yatırdığımız harçlar neden bu kadar
fahiş fiatlara ulaştı. Yaklaşık tam hatırlamamakla beraber yaklaşık 8-10 sene önce bu paralar çok cüzi miktarlar idi. Neden birden bu kadar artırıldı. Bu bizlerden toplanan paralarla avcılar ve kara avcıları için neden birşey yapılmıyor.?
    3-) Çil keklik neden halan yasak? Neslinin tükendiği söylenip çiziliyor, fakat ben sizlere birşey
izah etmek istiyorum. Bizim grup bu sene keklik avı yapmak için her hafta pazar günü 180 km yol tepip Eeskişehir’in Sivrihisar ilçesine gittik. İnanın avlanması yasaklanan çil keklik popülasyonunda korkunç derecede bir artış var. Ve o oranda da kınalı keklik popülasyonunda da azalma.

Bütün samimiyetimle söylüyorum bizler doğaya saygılı av kurallarına uyan nizami avcılarız. Yalnız çil keklik vuranlar aşırı derecede fazla. Hatta başka illerden gelen avcı grupları ile tartışma dahi yaşadık. Fakat ilgilenen yok. Sadece av dönüşlerinde oto yollarda denetleme yapılıyor, av sahalarına hiç gelinmiyor. Oysa görevliler bu denetleme işlerini yapmak için devletten maaş aldıklarını zannediyorduk.
   4-) Bir de benim anlamakta güçlük çektiğim ve çok zoruma giden bir uygulama: Avlanma belgemizin
vizeleri neden takvim yılına göre yani ocak ayı baz alınıyor.  Örneğin 2010 yılının bandrolünü 1 0cak 2010 tarihinde başlayıp 31 aralık 2010 tarihinde sona eriyor. Oysa av şubat ayında bitiyor vize yaptırmaksak cezalı duruma düşüyoruz. Yani devlet baba bizden 1 sene içinde 2 defa para alıyor. Oysa av sezonu Ağustos ayında Bıldırcınla başlıyor. Bandrol tarihlerini Ağustos ve bir sonraki yılın şubat ayı olarak yapsalar bence daha mantıklı olacak.
      Değerli büyüklerim bu av yasakları av sahalarına yakın köy halkı için kesinlikle yok biz ve bizim
gibi doğaya aşık, doğaya saygılı ve uzun yollar kat edip kara avcılığı yapmak isteyen ve şehirlerde oturanlar için geçerli. 1999 yılından bu yana resmi ve belgeli olarak Türkiye’nin hemen hemen her yerinde av yaptım. Fakat 2 sene önce bıldırcın avı başlangıcında bir kere geçen sene de keklik avından dönerken Eskişehir girişinde bir evrak kontrolü yapıldı hepsi o kadar. Gün geçtikçe avcılığı bitiriyorlar. Sadece benim yakın arkadaşlarımdan iki tanesi bu fahiş fiata satılan av bandrolleri yüzünden avcılığı bıraktı. Yetkililere sesleniyorum, siz daha çok masa başından karar almaya devam ederseniz avcıları kaçak avlanmaya sevk edersiniz.
 Bu fikirler tamamen benim nacizane düşüncelerim. Dikkate alınır veya alınmaz ama avcılık bitiyor
bitiriliyor.

  Siz YABAN tv büyüklerinden ricam bizim adımıza bizim haklarımızı lütfen savunun. Sizlerden tek ricam budur. Saygılarımla.


XXX

RESUL AKAR
Merhabalar YABAN TV

     Öncelikle çalışmalarınızda başarılar diliyor ve bir Türk avcısı olarak sıkıntı duyduğum yasakları ve uygulamaları sıralamak istiyorum.

İlk olarak uygulanan gün kısıtlamasını ve bunun ne kadar saçma bir uygulama olduğuna değinmek istiyorum.

Özellikle benim gibi İstanbul ve diğer büyük şehirlerde yaşayan avcılar için bu uygulama boş ve gereksiz.Avcı arkadaşlarımızın çoğu haftanın beş yada altı günü çalışmakta, hafta içi ava çıkma şansları zaten yok. Hafta içi çıkabilecek avcılar da sadece çarşamba günü çıkabiliyor, bu da büyük şehirlerde kısıtlı olan av sahalarında yığılmalara sebep oluyor.Ayrıca bir de benim gibi vardiya sistemiyle çalışan avcılara bu uygulamayla haksızlık yapılmakta.Dönerli vardiya sisteminde çalıştığımız için bazen iki hafta boyunca izin günlerimiz avın serbest olduğu günlere denk gelmediği için ava çıkamıyoruz. Bu nedenle geçit kuşu olan bıldırcın ve çulluk avlarına avın bol olduğu zamanlar da gidemiyor ya da az gidebiliyoruz.
        Bir diğer husus limitlerin az olması. Özellikle geçit kuşu avı yapan bizim gibi avcılar için bu
miktarlar gerçekten az. Çünkü gün kısıtlamasıyla önümüz kapatılmış, çalışma şartlarından dolayı avın bol olduğu zamanlarda ava çıkamıyoruz, geçide denk geldiğimiz zaman da az olan limitlerde avı bırakmak zorunda kalıyoruz ki ben daha üç dört senedir bıldırcın geçidine denk gelemedim.
     Diğer önemli bir husus da alınan harç ve pul ücretleri. Özellikle maliyeye ödediğimiz vergiyi çok
saçma buluyorum, avcılıkla hiç bir alakası olmayan, yaban hayatına hiç bir getirisi olmayan bir kuruma biz avcılar olarak boşu boşuna paralar ödüyoruz. Amerika’da vergisini ödeyen insanlar vergi veremeyen  fakir, ihtiyaç sahibi insanların ücretsiz sağlık sigortasından bile faydalanmasını istemezken biz, bize yani TÜRK AVCILIĞINA VE TÜRKİYE YABAN HAYATINA hiç faydası olmayan bir kuruluşa sanki bir vergi mükellefiymişiz gibi bir uygulamayla para ödemek zorunda bırakılıyoruz. Yani vergiyi bu sene avcılık yapmayıp ödemezsek dilekçe vermediğimiz taktirde seneye cezasıyla ödemek zorunda kalmak ben de GASP EDİLMEK izlenimi uyandırıyor.
Pul ücretlerinde Türkiye geneli, il geneli diye yapılan uygulama da başka bir husus. Bu uygulama benim
gibi avın ve av sahalarının kısıtlı olduğu büyük şehirlerde yaşayan avcılara komşu yakın illere gitmeyi yasaklamış yada fahiş bir bedele bağlamıştır. En azından pul ücretinde il geneli yerine BÖLGE GENELİ yani marmara bölgesi ve diğer bölgeler şeklinde yedi bölgeye ayrılarak bir ücretlendirme yapılsa kısmende olsa haksızlığın önüne geçileceği kanısındayım.
 
    MAK kararlarının TÜRK AVCILIĞINA VE YABAN HAYATINA hayırlı olması dileğiyle saygılarımı sunuyorum.

XXX


Kazım BAĞICI,     Ulusal Belgeli Avcı ,
    Göksun/KAHRAMANMARAŞ  
 
Slm, Yaban tv Yöneticileri ve çalışanları,
 
      Sizlere satırlarıma başlarken öncelikle, böyle bir organizasyonu yaptığınız ve de
gerçekleştirdiğiniz için, sizi tebrik ediyor ve çalışmalarınıza üstün başarılarınızın devamını dilerim.

Benim MAK kararlarıyla ilgili önerilerim aşağıya çıkarılmıştır.

MAK av sezonun başlamasıyla ilgili karalarını alırken bizim bulunduğumuz bölgenin durumunu göz önünde bulundurmalarını istirham ediyorum. 
1. Bizim bölgede Bıldırcın avının 8 ayda açılması bana göre erken oluyor,
2. Yaban avlarından tavşan ve keklik avlarının da av sezonunun bitişi erken oluyor mesela, Akdeniz
bölgesi deyince tüm bölgeyi kapsıyor. Evet bizim ilimiz bölge olarak Akdeniz bölgesine giriyor ama, bizim bulunduğumuz Göksun ilçesi K.Maraş’ın kuzeyinde kalıyor Rakım yüksek bizim bu bölgede 10 Ocak deyince av sezonu Akdeniz Bölgesi olduğundan bitiyor. Bizim bulunduğumuz bölgeye göre 15 Şubata kadar av sezonunun devam etmesi lazım dır bizim verilere göre. Bizim bu bölgede hayvanlar özelliklede tavşanlar Şubatın 15’inden sonra çiftleşiyorlar. Bu sorunumuzun dikkate alınmasını istiyorum. Bizim bulunduğumuz bölgeyi, Antalya, Mersin Adana veya benzeri iller gibi öyle sahil bölgeleriyle bir kıyas edilmemesi konusunda yardımlarınızı talep ediyorum. Bizim bulunduğumuz bölgeyle yukarıda bahsettiğim iller arasında nerden baksan 2 veya 2,5 ay gibi bir süre farkının olduğunu unutmayalım
3. Ayrıca avcılık belgelerinin de yerlerine göre fiyatlarının pahalı olduğunu düşünüyorum. Bizim bu
bölgelerde öyle korumalı bir av sahası yok. Çok zaman ava gittiğimizde av görmeden bile geldiğimiz günler oluyor. Bu sebeplerden dolayı da avlanma pullarının ve buna benzer belge giderlerinin de bölge bölge  ayrı ayrı ücretlendirilmesini istiyorum.


XXX


ŞEREF ALBENİZ

Yasak bölgeler yeniden belirlenip av süresi ve bölge ile ilgili düzenlemeler avcıyı bir nebze olsun rahatlatır. Bir de av sporu artık paralı bir spor haline gelmiştir. Bununla ilgili düzenlemeler şiddetle bir an önce yapılmalıdır.

XXX

MUSTAFA ESKİ

Bozlak kuşunun yasak olup olmadığının kitapçık ve haritada belirtilmesini istiyoruz.

Orman Bakanlığının yayınladığı Haritanın Yalnız bilgilendirme amaçlı olduğunu asıl resmi bilgilerin Kitapçıkta yayınlanan bilgilerin olduğunu belirtilmesini istiyoruz.

Jandarmanın avcıya olumsuz davranışları olduğunu ve Jandarmanın avcılık konusunda bilgilendirilmesini istiyoruz.

Köy muhtarı ve köylüler kendi arzularına göre  yasaklı saha belirleyememeli.  Av yasakları ve sorumluların kimler olduğu açıkça maddeler halinde belirtilmeli.

XXXX

SERKAN GÜLTER , SUSURLUK

Merhaba YABAN TV
Öncelikle kendimi tanıtayım. İsmim SERKAN GÜLTER Susurluk’lu bir av tutkunuyum. Fakat bu tutkuyu
doyasıya yaşayamıyorum. Çünkü özel bir şirkette elektrik teknisyeni olarak çalışmaktayım ve izin günüm cuma . Yani avlanma yasağının olduğu günlerden biri. Benim anlamadığım konu bu avlanma günlerini neye göre belirliyor MAK üyeleri?
Avlanmak için devlet memuru olmak mı gerekiyor ? Benim gibi şartlarda çalışan bir çok arkadaşa haksızlık
yapılmıyor mu? Ben şahsım adına haftada bir günde olsa MAK kararlarına uyarak avlanmak istiyorum.
Bizim gibi kişiler gözönünde bulundurulacaksa,  hafta arasındaki günü avlanma belgesinde, izin günümüze
göre biz belirleyelim...
DİKKATE ALINMAK DİLEĞİYLE SAYGILARIMLA...


XXX

HAKKI SAKINMAZ

ARTVİN  HOPA AVCILAR ATMACACILAR ve ATICILAR SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ BAŞKANI
DEĞERLİ YABAN TV
       Gerçekten Sayın Bakanımıza bu konuları iletirseniz faydalı olacağına eminim.
Bizlerden avcı olabilmemiz için birçok şeyler isteniyor. Katlanıyoruz görevimiz diyoruz yerine
getiriyoruz, ya sizler bizler için ne yapıyorsunuz?
 Evet denizleri bitirmek için balıkçılarımıza ucuz mazot veriyorsunuz, kara avcılığından ticaret
yapıyormuşçasına vergi mükellefi kapsamına alınıyoruz, tonlarca balık tutan bizim kadar kota, limit, av günü, av yasağı, eğitim vs. avcıyı yolunacak kaz görüyorsunuz maalesef, yasaklarla nereye varacaksınız?
       Eğitim, seminer, çevre bilinci, hatta okullarda yaban hayatı, ekoloji dersi olmalı. Sadece
avcılar Türkiye’ de 2000 yılından beri,  ekoloji dersi, yurdumuzdaki canlıların konumu, nesli tehlike altında olan hayvan ve canlıların durumunu ders olarak alıyor. Oysa bu konular bütün insanlığa verilmesi gerekli bir eğitimdir. Ev hanımlarından tutun okullarda bile konu olmalı diyoruz.  Eğitimle bu konuları hallederiz, fakat bakanlık maalesef avcı eğitiminden bile gelir elde etmeye çalışıyor, ücret almaktansa doğayla alakalı eğitime aksine destek verilmeli, çünkü şu anda sorumlu sizlersiniz.
       Şimdi yasal avcı zaten duyarlı ki yasal avcı olmuş, ya bohçacı ne yapıyor biliyor musunuz? Yasal
avcılarımızla dalga geçiyor. Bakın avcılara haftanın 3 günü  ayrılıyor, 4 günü bohçacıya ayrılıyor farkında mısınız avcı avlaktayken bohçacı rahatsız oluyor, avcının yasaklı olduğu gün,  doğa ne yazik ki  bohçacının.
       Kontrol yok, denetim yok, meralar av günü denetleniyor ki o da ne kadar denetleniyor malum.
Bagaj işini çıkardınız ama uygulama çok kötü.  Avcım beni arıyor; ''Başkan kimse yok dilekçeyi kime
vereceğiz. '' diye.  Allah aşkına bir de avcıya kulak verin olmaz mı? Yasal avcıyı, kurallara itaat eden avcıları her gün doğaya çıkarın, av hayvanı eksilmez artar, çünkü avcı korumacıdır, yasal avcı Milli parklar görevlisi gibidir. Yetki  verilsin doğada adeta korumacı görevi yapar, sizin bildiğiniz gibi doğadan alan değil.
       Denetimler sıklaşsın, av günü 7 güne çıkarılsın, limitler kaldırılsa bile gerçek avcı bilinçli
davranacaktır. Çocuğunu da avcı yetiştiriyorsa avını paylaşır çocuğuna da av bırakır. Süreği yasakladınız evet, zaten tarım yok etmek isteniyor, domuz ve ayı sayesinde çifçiyi perişan ediyorsunuz, ama çifçi çareyi buldu surek yapılamıyor diyoruz iş başa düştü diyor, nedir diyoruz çit yapıyor. Ceyranı bağlıyor, yavru dişi ne olursa katlediyor. Bunca para ödüyoruz domuz heba oluyor neden yasakladığınızı bilseniz eski usul kuyruk başına fişek verirdiniz.
Avlanma belgelerinin ve avlanma pullarının ücretleri aşaği çekilirse herkes belge alır.
 Belgeli avcı yılda 2 sefer derneğine uğramak zorunda, haritasını alır el kitabını alır bilinçlenir,
kitabı merak eder bakar neyin ne olduğunu görür, yavaş yavaş herkes bilinçli avcılık yapar, yoksa nafile...
 Silah konusuna gelince, önüne gelen silah alıyor av silahı deniyor. Bohçacının eline neden avcı silahı
veriliyor?
Avcı eğitimi görmemiş kimseye av silahı verilmesin. Kayıt altına alınsın avcı av silahı alabilsin, kurs
görsün, her şeyden haberi olsun, bilinçlensin, doğa dostu olsun.
Bakın doğa ve yaban hayatı korumanın en iyi yöntemi eğitim, ücretsiz mecburi eğitim. Diploması olmayan
av silahı alamasın. Eğitim sadece avcılara değil kolluk kuvvetlerine de verilsin. Benim avcımın çifte kırma silahından takoz isteyen korumacı görevlileri var... MAK Kararlarından haberi yok, yazılar okunmuyor. Çok ince yazılmış masalarında duruyor, kısa ve net olmasını istiyoruz.
 
Göçmen kuşlarla ilgili kararları insaflı olarak düşünelim. Göç esnasında hava şartları dikkate alınmalı.

 Yerli hayvanda av günü uyguladınız fakat ne zaman av olacağını biliyor musunuz ki gün sınırlaması getiriyorsunuz, envanter çalışmanız ne kadar sağlıklı?
 Avcıyı karşınıza değil yanınıza alırsanız, doğayı çok daha kolay korumuş olursunuz. Bahsettiğim avcı;
Yasal avcı, doğa dostu, avı ve avcılığı et için ve zevk için değil, gerçek anlamda spor aktif anlamda, avcılığı yaşam biçimi haline getirmiş olan ve tüketen değil üreten avcıdır.
       Avcılık kararlarının, avcılığı bilenlerle alınmasını istiyoruz. Her yıl MAK kararları
açıklanıyor, yasal avcılar bile bohçacı oluyor, umarım ki bu yılki kararlar avcıları memnun eder, bohçacıları ve katliamcıları kahreder ve yasal avcı olmalarını sağlar. Bütün yasal avcılar olarak temennimiz budur. Eline silah alıp yavrulu tilkiyi vuran cani de avcı diye adımızı kirletiyorsa lütfen duyarlı davranılsın... 


  2010 / 2011 AV sezonu avcılarımıza hayırlı olmasını diler, bohçacılardan arındırılmış vicdanlı
avcılara RASTGELE der saygılarımı sunarım...

XXX

MEHMET ERTÜRK

   Öncelikle hepinize selam.

1- Kene çok tehlikeli bir böcek olduğundan, keneyi en çok yiyen kuş türlerinin örneğin SÜLÜN ve benzeri türlerin avının hiç olmazsa 1 yıl yasaklanması ve bu yararlı kuş türlerinin sayısının artmasına yardımcı olunması gerek. Yaz gelince insanların ve avcıların korkulu rüyası kene ısırmasıdır. Kuşlar keneleri yok etmede insanlardan daha etkilidir. Birçok insan öldü. Tabi ki bu kenenin pat diye nerden geldiği de meçhul (biyolojik savaş) . Bu konuyu değerlendirmenizi istiyorum.
 2- Göl ve ırmaklarda Kadife balığı ve sazana benzeyen fakat sazan olmayan acayip kılçıklı ne olduğu
belirsiz (kökü asyadan gelen) balıklar türedi. Bu türler çok hızlı ürüyorlar ve diğer balıkların yumurtasını yiyorlar. Tüm yaşama alanını işgal ediyorlar. Turna balığının bile kökünü kuruttular çünkü onların bile yumurtalarını yiyorlar. Kadife balığı ve sazana benzeyen fakat sazan olmayan bu ZARARLI BALIK TÜRLERİNİN yok edilmesi için bunların avlarının sürekli açık yapılması ve Göl ve ırmaklara yeni balık ürleri atılması husunu dile getirmenizi istiyorum.
 SELAMLAR


XXX

ENGİN GÜNEŞ,

HANİ ŞU GİRMEYE ÇALIŞTIĞIMIZ AVRUPA BİRLİĞİ VAR YA;  MAK KARARLARINA İMZA ATANLAR, AV VE AVCILIK AVRUPADA BU İŞLER NASIL YAPILIYOR BİR İNCELESİNLER.ÜLKEMİZDE YASAKLARLA BOĞULAN AVCILARI VE AVRUPA AVCILARINI BİR KARŞILAŞTIRSINLAR, SERBESTLİKLER VE YASAKLAR AÇIKÇA ORTAYA ÇIKACAKTIR.


XXX

METEHAN KIRAN

Haftada 3 gün serbest uygulama kaldırılsın. Bizden bir kucak para almaktan vazgeçilsin... Vereceğimiz pul parasıyla ben bir kış ailemi geçindiriyorum.


XXX


RAMAZAN BARAN
MALATYA
 Ben kuş avcısıyım. Kınalı keklik limiti iki. Malatya’da ikamet ediyorum. 120- 150 km yol yapıp avlağa
geliyorum. Daha avın başlangıcında güzel bir ferma 2 atış iki keklik limit doldu. 4 olsa olmaz mı ?

Ayrıca bulunduğum ilde çil nüfusu kınalıdan fazla,  ava açılabilir.
Saygılarımla.

XXX


UMUT DERMAN
BEN DE BİR AVCI OLARAK SİZİN ARACILIĞINIZLA ORMAN VE ÇEVRE BAKANLIĞINA SESİMİ DUYURMAK İSTİYORUM.
ÜÇ GÜN OLAN AVLANMA GÜNLERİNİN BEŞ GÜNE ÇIKARILMASINI TALEP EDİYORUM.
AYRICA ORMAN BAKANLIĞININ  TARIM İLAÇLARININ YABAN HAYVANLARINA ÖLÜMLERLE SONUÇLANAN ÇOK AMA ÇOK CİDDİ
SORUNLAR AÇTIĞINI,  BU VAHŞETİN ACİL OLARAK BAKANLIK TARAFINDAN DURDURULMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.
YABAN TV'YE TEŞEKKÜR EDİYORUM.


XXX


MUSTAFA YILDIRIM
HATAY / İSKENDERUN 

Merkez  av komisyonundan şu kararların alınmasını istiyoruz
1. Avlanma belgesinin 5 yılda bir vize yapılmasını istiyoruz
2. Vergi  ve pul ücretinin tek kuruma ödenmesini ve ücretin düşürülmesini istiyoruz
3. Biz Hatay İskenderun avcıları olarak bize en yakın sulak alnaların av sahasına açılmasını
istiyoruz
4. Bazı av limitinin arttırılmasını istiyoruz mesela(sakar meke)
5. Av yasağının şubat ayının son haftasının Pazar akşamı başlamasını istiyoruz
6. Haftanın 7 gününün de ava açık olmasını istiyoruz
7. Sulak alanların kurutulmamasını istiyoruz
8. Bazı tür ördek avının mart sonuna kadar uzatılmasını istiyoruz
9. Özellikle kara ve sulak alanların özel avlak olmasını istemiyoruz
10. Şunu da yazmak istiyorum. Duyduğuma göre kayıtlı 275.000 kayıtlı avcı varmış bunun 80.000’inin
evrakları tamammış. Böyle giderse kayıtlı avcının sayısı 25.000’e düşer.

11. Karaca avının yerli avcılara ücretsiz olmasını istiyoruz

YABAN TV’ye iyi yayınlar  diliyorum.


XXX

FAZLI MORAL

Ben öncelikle MAK için şunu söylemek istiyorum: Kesinlikle yapısı değişmeli, avcılar eşit temsil edilmeli.

İkincisi MAK’ın ava ve avcıya bakış açısı değişmeli. Kim ne derse desin av bizim milli bir tutkumuzdur.

Yasaklamakla korumacılık olmaz, önce bunu kabul etmeli MAK.

Sorumluluk almalı insanlar, görevlerini zorunluluk çerçevesinde yapmamalı.

Ben yaklaşık 25 yıldır avlanıyorum. Bu kadar yıl içinde 3 defa denetlendim. İşe buradan başlayıp av koruma ve yaban polisi gibi bir birim oluşturulabilir.
Kaynak da hazır, özelleşen kurumlardan kamuya aktarılan güvenlik görevlileri.
Bohçacılara dur demeden bu işin yürütülmesi mümkün değil.
Her geçen gün daha kötüye gidiyoruz.
Göçmen kuşlarla ilgili yasaklar konulurken komşu ülkelere bir bakılmalı.
 Bagaj limiti denen şey kesinlikle kaldırılmalı.
Avcı kulüpleri avcıyı eğiten insanların iyi örneklerden etkilendiği eğitim yerleri haline getirilmeli.
 En önemlisi kararlar cd’ ye kaydedilip avcıların kulüplerde bilgilenmeleri zorunlu hale getirilmeli.
Av pulu ve vergi konusunda çiftçiye ayrıcalık tanınmalı. Zaten av kuşlarını av hayvanlarını çiftçi
tarlasında besliyor.
 

XXX

 M. Kemal KESKİN
 Avcı ve Doğasever.
İskenderun Avcılar Derneği Üyesi 

MAK üyelerinin dikkatine;
       Avcılara böyle bir imkan tanıdığı için  Sayın Yaşar TÜRKLEŞ beyefendiye, Orman Bakanlığına,
Yaban TV’ye ve bu konuya emeği geçen yetkililerine ve tüm çalışanlarına,  Sayın Dr. Ali BÜRKEV’e, Sayın Ömer BORNOVALI’ya, Sayın Ali BİBERDİNÇ’e çok  Teşekkür Ediyorum. İnşallah bu yazdıklarımız kağıt üzerinde kalmaz, gerçekten gerek Orman  Bakanlığı yetkililerince, gerekse de MAK. Üyelerince okunur ve dikkate alınır.  

 Avcıların Sağmal İnek gibi görülmesinden vazgeçilmeli. Avcıların birer doğasever oldukları, birer sporcu oldukları, dünyanın çeşitli yerlerinde olduğu gibi Türkiye’de de  av ve doğayı, doğa hayvanlarını koruyanların avcılar olduğu artık MAK. Üyelerinin tamamınca anlaşılmalıdır.

Kararlar alınırken; Bu ülkenin bir karış toprağı için seve seve canlarını ortaya koyan ülkemin insanlarına “Paran yoksa av yapamazsın” manasına gelecek kararlar almamalıdırlar. Bu gün Türkiye’de yaşayan insanların çoğunun ekonomik durumları göz önünde bulundurulmalıdır. (Avcılık Türkiye’de zenginlerin zevki haline getirilmemelidir) Kararlar, Türkiye’nin gerçekleri göz ardı edilmeden alınmalıdır.
Şayet Av Turizmi vb. girişimcilik güçlendirilmek isteniyorsa, bu doğal avlaklardan uzakta, uygun
yerlerde yapılmalıdır.
Örneğin: İngiltere’deki avlaklar toplam kaç hektardır? Romanya’daki avlaklar kaç Hektardır? Fransa’daki
avlaklar kaç hektardır? İspanya’daki avlaklar kaç hektardır? 
Bu alanların büyüklükleri araştırılmalı, Bu iş için Türkiye’nin tüm doğal avlaklarının tamamını 
yasaklamak ya da paralı yapmaya çalışmak pek iyi niyetli değildir.

...

Avlanma pulunu 15 Eylül’den sonra gibi geç alanlara zamlı satılması gibi yanlış uygulamalar ortadan kaldırılmalıdır. (Avı daha az yapacak olan cezalandırılıyor) Örneğin: Bir avcı  Kasım, Aralık ayında yurtdışından geldi veya benzeri sebeple bu tarihten sonra avlanmaya karar verdi. Diğer avcılardan daha az süreyle av yapacak bu şahsa zamlı pul satmak, bana çok anlamsız ve keyfi geliyor.
Avlanma harcına vergi gibi uygulama yapılması olayına son verilmeli. Aynen Pasaport harcında, mahkeme
harcında ve eskiden olduğu gibi Avlanma Belgesi alınırken bir kereye mahsus harç alınmalıdır. (Her yıl için ayrı ayrı değil, sadece o yıl için belirlenen harç üzerinden.)
Avlanma harcı şahsın müracaatı olmadan, elimizdeki avlanma belgelerinde o yıl için müsaade edilen
avlanma süresinin sonu 31 Aralık’tır. (Şahıs Ocak ayında tekrar avlanmak için müracaatta bulunmamışsa, Ocak ayından itibaren şahısa vergi gibi harç tahakkuk ettirilmemelidir.)  Avlanma için müracaat etmeyen iki, üç yıl gelmeyen insanı vergi gibi takibe alabilirmisiniz? Adam ölmüş olabilir, Rahatsızlanmış olabilir, avdan tamamen vazgeçmiş olabilir. Şayet bu takibi yapamıyorsanız,tekrar avlanmaya karar varan bir şahıstan geriye dönük faiziyle harç almak ne kadar  doğrudur?
MAK’ta avlanma konusunda karar verenlerin avcılıktan anlayan insanlar olması için MAK’ taki avcıların
sayıları arttırılmalıdır.
Taslakta çok yanlış kararlar var. Örneğin; Avlakların Avcılar Kulüplerine ya da Köy Tüzel kişilerine
verilerek diğer avcılardan para alınması olayları, O köyün avcılarına parasız avlanma hakkının verilmesi vs.
Sayın MAK. Üyeleri; Türkiye’nin her karış toprağında, bu topraklar üzerinde yaşayan bütün vatandaşların
hakları vardır. Bu vatanın her karış toprağı şehitlerimizin kanları ile alınmıştır. İnsanlarımız halen bu topraklar için vatani görevlerini yapıyor, gerekirse de bu uğurda şehit oluyorlar. Bu topraklar kimsenin babalarının malı değildir.
Uygulamanın doğuracağı sakıncalar ve Öneri;
a)      O köyün avcılar bedava avlanacak, dışarıdan gelenlerden köy tüzel kişiliği ya da Avcı kulüpleri
haraç alacak. (Bu karar adil olmadığı gibi, Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırıdır.)
b)      Birtakım insanlar bu işten şahsi çıkar sağlayacaklar, bu da kulüplerle avcıları, köylülerle, köy
tüzel kişilikleri ile avcıları karşı karşıya getirecek. İstenmeyen hadiseler olmasına sebep olacak.
c)      Öneri: Şayet bu kuruluşlara ya da şahıslara çıkar sağlanmak isteniyorsa, bu kuruluşlar avcılara
hizmet etmeli, hizmetlerinin karşılığında para almalıdır. Bu da mecburi olmaz, hizmetler cazip olmalı,

Örneğin: Avda avcıya avcıların talepleri halinde yemek servisi, çay servisi yapabilirler. Köy tüzel kişilikleri otel pansiyon gibi işletmeler açarak, avcıların o bölgeye gelerek yatılı kalabilecekleri yerleri işletebilirler. Bu işleri avcılar için cazip hale getirmelidirler.
Av haftanın 7 günü serbest olmalıdır. Bu her avcının 7 gün üst üste ava gittiği  anlamına gelmez. 
Domuzda sürek avı serbest olmalı, avda vurulan domuzlar mutlaka ekonomiye  kazandırılmalıdır. Gerekirse bu hayvanların etlerini, derilerini işleyecek tesisler ve Soğuk Hava
Depoları kurulmalıdır. Vurulan domuzları dağda bırakılmayıp ekonomiye   Kazandırmak için Nakilleri konusunda tedbirler alınmalıdır. Örneğin; Avlaktan araç Yollarına kadar taşıyabilmek için, Her avda yakın köylerden eşek, at, katır gibi Hayvanlar getirilmelidir.

Avlaklardaki av hayvanlarının nüfusları araştırılmalı şayet gerçekten av hayvanlarında azalma olmuşsa, o avlağı dinlendirmek gerekiyorsa, o İldeki, o ilçedeki avlakların tamamını senelerce ava kapatmak yerine, bir plan dâhilinde, bölüm bölüm yasaklama yapılmalı, avcılara avlanabilecekleri yeteri kadar alanbırakılmalı,
      Yasaklamalar da gerçekçi olmalıdır. Bu yasaklamalar yapılırken yörenin avcılarına önerileri
mutlaka sorulmalıdır.


XXX

SERDAR AKMADEN

24 / 7 çalışan bir memur olarak çoğu zaman avlanmaya açık olan günler biz mesai yapmak zorunda kalıyoruz. Avrupa’nın hiç bir ülkesinde sezon açıkken haftanın yasak günü diye bir uygulama yok.
 Devletimize karşı maddi manevi bütün yükümlülüklerimizi yerine getirirken keklik hariç tamamı göçmen
olan bu kuşları neden her gün avlayamıyoruz.
Ülkemiz Avrupanın üretme çiftliği mi? Avrupada ne avlanma limiti , ne de sezon açıkken yasak gün diye
bir uygulama yok.
Kürtleri ve romanları farkettiniz. Lütfen Türk avcısının bu mağduriyetini görün. Türkiye avcıları olarak
bizler de büyüklerimizden bir açılım bekliyoruz.  Eğer bir yasak konacaksa konunun eksperi avcılar koymalıdır.

XXX


M. EMİN SAKA

Daha önce de yazmıştım.  Şimdi MAK’a öneri olarak sunulmasını istiyorum.
Ben Erzurum merkeze 176 km uzakta olan OLUR ilçesinde yaşıyorum.
Avcılık sertifikası alamadığım için avcılık belgesi olmadan avlanıyorum. Bundan dolayı hem devlet
zararlı hem de İl çevre orman müdürlüğü. Avcılık belgesi almak için 2 defa ilçe Halk eğitim merkezi aracılığıyla girişimde bulundum. Ancak ilk girişimde 9 kişi başvuru oldu ve kurs açılamadı. 2. girişimde ise ilçe halk eğitim merkezinden 25 kişi bulmam halinde hemen kurs açılacağını söylediler. (Sanki 25 kişilik kursiyer bulmak benim işim.) Şimdi sertifika almak için yakın ilçeye git deniyor. Oda 38 km uzaktaki OLTU ilçesi. Ve ulaşım olarak saat 10:30 dan sonra araç yok. Bir devlet memurunun kurs saatleri olan akşam saatlerinde kendi özel aracı hariç (O da bende yok) OLTU'ya gitme sansı yok. Yukarıda yazdığım nedenlerle avcılık belgesi almak için Sertifika şartının yumaşatılması gerekir diye düşünüyorum.  Örneğin ilçe halk eğitim merkezinden daha önce bu ilçede böyle bir kurs düzenlenmediğine dair bir belge alınarak sertifika istenmeyebilir. Ya da sertifika eğitimi internet üzerinden olur ve sadece 1 gün sınava girilebilir. Ya da MAK'dakiler benden akıllıdır daha iyi çözümler bulabilir. Ama devlet ben almak istediğim halde bana sertifika için gerekli şartları sağlamıyorsa ve diğer sertifika alan kişilerden 20 kat masraflı şekilde sertifika almamı istiyorsa o zaman benim avcılık belgesiz avlanmama söz söyleme hakkı yok diye düşünüyorum. Bu konunun MAK gündemine taşınması için;
 GEREĞİNİ ARZ EDERİM.
 

XXX


TURAN KARTAL

Av günlerinin haftanın yedi günü serbest olmasnı istiyorum. Çünkü çalışan avcılar işleri gereği haftanın üç gününde müsait olamayabiliyorlar ve bu nedenle ava gidemiyorlar.
 Ayrıca bütün avcılar av günleri kısıtlı olduğu için kendilerini şartlayarak haftanın üç gününde de ava
gitmek istiyorlar ve böylece bir av sahasına gereğinden çok fazla avcı geliyor ve av hayvanları baskı altında kalıyor. Ama av haftanın her günü serbest olsa, avcılar boş oldukları gün ava giderler ve av hayvanları gereğinden çok fazla olan avcı baskısından kurtulur. Ayrıca av hergün serbest olduğu için avcıların kendilerini şartlayarak hergün ava gitmeleri durumu ortadan kalkar. Zaten bir avcının yedi gün boyunca hergün ava gitmesi imkansızdır.

Av harçlarının avcılığın geliştirilmesi için kullanılmasını istiyorum.

XXX


Uz. Ecz. ABDULLAH CANER GÜVEN,
ERZURUM

 Benim MAK konusunda birkaç önerim olacak:
1) Sezonlar belirlenirken bir önceki yılın av durumu ve bölgesel, dolayısı ile mevsimsel koşullar
dikkate alınmalı. Örneğin aralarında Erzurum' un da bulunduğu bölgede sezon bence erken açıldı. Sezon açıldıktan 15 gün sonra bile, sayılarının fazla olmasına rağmen bıldırcınların çok küçük olduklarını farkettik. Sezon bir ay geç açılmalı ve bir ay geç kapanmalı diye  üşünüyorum.
2) Erzurumda yoğun olarak bulunan çil kekliğin avı yasak. Ancak özellikle Erzurum Ovasının kuzeyinden
başlayan hatta kınalı ve çil keklikler sürüleri birbirleri ile içiçe ve çil kekliklerin sayısı oldukça fazla. Çil keklikler her ne kadar tercih edilen bir av olmasa da yanlışlıkla vurulması cezai sorumluluklara neden olabiliyor.
 3) Ördek, kaz v.b sucul kuş avlarında mühre ve düdük kullanılması konusunda ilgili hükümlerde muğlak
maddeler var. Canlı mührenin yasak, düdüğün (elektronik olmayan!) ise serbest olmasına rağmen bölgede cansız-plastik mühreler ve düdükler yasak. Bilgi edinme kanununa istinaden sorduğumuz soruya aldığımız yanıt ise düdük ve cansız mührenin avı aldatmaya yönelik hareket olarak değerlendirildiği dolayısı ile yasak olduğu yönünde. Üzerine yorum yapılmasına mahal verilmeyecek net ifadeler  kullanılmalı ve bölgeler arasında uyum sağlanmalıdır. Ayrıca yurtdışında mühre kullanımı serbest. Üstelik Türkiyede de neredeyse her av mağazasında satılıyor. Bu konuya acilen bir çözüm getirilmelidir.
 4) Av tezkeresini alan, pulunu alan, gerektiğinde takoz kullanan, cebinden MAK kitapçığını eksik
etmeyen, av dönemlerine ve kurallarına riayet eden avcılarla diğerlerini (!) ayırmak konusunda gerekli gayret sarfedilmeli. Bu sezon neredeyse her 15 günde bir ava gittiğimiz halde sahalarda tek bir görevli ile bile karşılaşmadık. Denetimler sıklaştırılmalı. Bizler dağlara keklik için yem bırakırken maalesef Rizeden gelen bir ekibin bir kazan dolusu kekliği dağın tepesinde kavurma yaparken görmek üzüntü verici.
 Çalışmalarınızda başarılar diler, saygılarımı arz ederim.


XXX

MEHMET ALİ SAKARYA, BİLECİK

Kışın ağır geçtiği dönemlerde tahtalı avı serbest bırakılmalıdır. Çünkü tahtalı başka türlü avlanılması ve bulunması zordur. Ancak kış şartlarının zor olduğu dönemlerde avlaklara ve meralara inmektedir.
Çil keklik avı senelerden beri yasaktır; ne kadar ürediği ve sayısı belli değildir. Yasaklarla bu keklik
türü üreyecekse bir ömür boyu yasaklansın .
Avın haftada 7 gün açık olması doğa ve doğada bulunan av hayvanları için katliamın önlenmesi açısından
çok önemlidir çünkü belirli günler açık olduğu zaman aynı meraya yüzlerce kişi doluşmaktadır ve bunlarda karşılıklı birbirine hırs yaparak bir tek  av hayvanı kalmayıncaya kadar peşlerinden takip etmektedirler.
 Yasaklar sadece şehirlerde yaşayanlar için köydekiler denetim olmadığı için zamanlı zamansız avlaklarda
avlanmaktalar .Bir de vergi ve pul parası ödememektedirler. Bütün zulüm şehirde yasayan avcılar için mi ?     

XXX


BESİM SANCAK
İSTANBUL

Özellikle sürek avı serbest olmalı.  Av haftanın üç günü değil, yedi gün olmalı.
Değerli MAK üyeleri umarim bu önerileri dikkate alirsiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
 iyi calismalar dilerim.

 XXX

HASAN ÜREM
BALIKESİR, EDREMİT

Benim şikayetim haftanın üç günü av açık olması. Bu çok saçma. Mesela perşembe günü bir soğuk geliyor, soğukla beraber hayvan da geliyor. Ama soğuk cumartesi pazara kalmadan gidiyor. Bunu çok yaşadık. Bu yüzden haftanın üç günü değil tüm hafta ava açık olmalıdır.


XXX

MUHARREM GÜNAYDIN
TRABZON - AKÇABAAT

MAK komisyonunda bulunan üyeler gidip o dağdaki temiz havayı solumalı, ortamı görüp şahit olmalı.
Denetlemeler en üst düzeyde olmalı, kesinlikle tam anlamıyla kontrol yapılmalı,

Kınalı keklık araba bagaj limiti 3 adet olmalı. Kısıtlama olursa vatandaş gayri meşru olarak yapmış olduğu avı evine götürmenin yolunu arıyor. 
Çil keklik son derece artmıştır. Çil keklik avı en az 1 sezonluk da olsa açılmalıdır.
Güvenlik güçleri bilinçlendirilmelidir.

XXX


ANIL YÜKSEL
 1) Sulak alanlarda avlanmak için vergi ödediğimiz halde Mersin bölgesinde sulak alan avı için neden
avlak bölgeleri gösterilmiyor?
 2 Silifke Akgöl av alanı neden avlanmaya kapatılmıştır?
 3 Avrupa’da 7 gün açık olan avlanma süresi neden Türkiye’de 3 gün  ?
 İlginiz için çok teşekkür ederim.

XXX

ÖZKAN BESNİLİ
Sevgili  YABAN TV, böyle bir fırsatı biz avcılara sunduğunuz için size teşekkürü bir borç bilirim.
Malum Türkiye’deki avcılık sistemi berbat bir durumda. Kaçak avcılığın önüne geçilmediği gibi biz pulunu
alan, vergisini ödeyen avcılar mağdur ediliyor. Pul ve vergi fiyatları çok yüksek pul parasını anladım da vergi mükkelefi gibi sanki bir iş yerim varmış gibi vergi ödemek benim ve çevremdeki avcılar tarafından çok eleştiriyor.  Bu uygulama tamamen yanlıştır.

2’nci bir husus ise haftada 3 kez avlanma. Buna karşı değilim ama burada İskenderun demircelik fabrikasındaki işçiler olarak vardiyalı çalışıyoruz. Haftada bir gün ava gidebiliyoruz ama hafta tatilimiz hafta içine geliyor. O gün de Çarşamba gününe denk gelmiyorsa mecburen av günü dışında avlanmak zorunda kalıyoruz.  Bu durumda olan çok insan olduğuna inanıyorum.
Bence belli günler seçilebilmeli. Aynı uygulama devam ettiği taktirde pulumuz avlanma belgemiz olduğu
halde av günü dışında avlanmaya devam etmek zorunda kalacağım. Bu beni rahatsız ediyor.

 3’üncü husus ise göçmen kuşlarda limit uygulaması. Bıldırcın, çulluk, kaz ve ördek  gibi av hayvanlarında diğer ülkelerde limit yokken bizde limit olması Türk avcılarını enayi yerine koyuyor. Bir kaz avı için İskenderun’dan kalkıp, en az 400 km yol yapıp 2 kaz vurup gelmek ne kadar doğru. Yerli hayvanlarımız için limit olmalı buna bütün avcı arkadaşlar katılıyor zaten. Ama MAK sanki avcılara düşman gibi davranıyor.
YABAN TV bu istekleri MAK’a iletirse çok makbule geçer. Sağlıcakla kalın.

XXX

SERKAN KARAAĞAÇ,
(AYDIN-UMURLU avcılar klubü üyesi)

MAK kararları avlanma alanlarını köy tüzel kişilerine verirse biz nerede avlanacağız. Eğer bu karar onaylanırsa ben gibi bir çok kişi belgelerimizi iptal ettirmeyi düşünüyoruz. Bu kararın çıkmasının devletimize de zararı olur, bohçacılığı teşvik eder. Saygılar    


XXX

 

TEKİN TAŞKIRAN, MALATYA

Sayın YABAN TV yetkilileri;
Avlanma sistemi değişikliğini, takip ettiğim bütün avcı sitelerindeki avcı kardeşlerim ve abilerim kabul
etmiyorlar,  kabullenemiyorlar. Kısacası av meralarının köy tüzel kişiliklerine devredilmesi konusunda çok rahatsızız.
Köylü kardeşlerimiz ava açık olmasına rağmen bizim avlanmamıza karşı çıkıyorlar, acaba avlanma iznini
onlardan almamız gerektiğinde ne yaparlar düşünemiyorum.

Köylü abilerimiz av sezonunu kapalı olduğu dönemlerde tuzak kurma yöntemi ile kaçak olarak keklik avladıklarından av sezonu içerisinde bizim avlanmamıza izin vermiyorlar.
Lütfen bu rahatsızlığımızı avcı camiasının dili gözü kulağı olarak siz değerli YABAN TV yetkililerinden
rica ediyorum ve yeni avlanma sisteminden rahatsızlığımızın da dile getirilmesini istirham ediyorum.
 
 


                                               
 

0/1500
Gönder


Yaban TV’yi artık twitter’dan da
takip edebilirsiniz

İstanbul 25° Açık Açık
Ankara
Açık
34° 18°
İzmir
Parçalı Bulutlu
32° 21°
Adana
Açık
34° 24°
Antalya
Açık
32° 23°